Kültür Sanat, Kültür Sanat Derneği
   
Müzik Bilgileri
   
Dış Duyurular
Türk Müziği Konservatuar'larında saz ve ses eğitimi alan öğrencilerin edindikleri teorik bilgileri, pratikte uygulamaları için derneğimizdeki çalışmalarımıza katılımlarını bekliyoruz.
Türk Sanat Müziği Notaları
Bestecilerimizin şarkılarını ve eserlerinin notalarını arşivimizde bulabilir,
Türk Sanat Müziği hakkında derlenmiş bilgilere, Makamlar ve Fasıllar hakkında dökümanlara sitemizden ulaşabilirsiniz.
Türk Müziği Bilgileri
   
 
Griftzen ASIM BEY
Asım Bey 1851 yılında o zamanlar Osmanlı İmparatorluğu sınırları içinde bulunan Teselya Yenişehirinde doğdu. Babası Muhzırbaşı zadelerden Ali Efendi’dir. Bulunduğu yerde ilk öğrenimini sürdürürken, sesinin güzelliği Yenişehir Mevlevihanesi şeyhi Nazif Dede’nin dikkatini çekti.Bir başka öğretmenden biraz Farsça öğrenerek Nazif Dede’den “Mesnevi” ve “Gülistan” okudu.Bu derslere devam ederken,

aynı tekkenin şeyhlerinden ve neyzen Yusuf Paşa’nın çıraklarından Hasan Dede’den ney çalmasını öğrenmeye başladı. Kendi deyimi ile böylece “birkaç sene tahsili kemalata hizmet” etti. Dört yıl kadar süren bu derslerden sonra on yedi-on sekiz yaşlarında İstanbul’a geldi.

İstanbul’da bir süre maliyede çalıştıktan sonra, Maliye Muhasebesi’ne nakletti. Kısa zaman sonra maliye memuru olarak Aydın’a tayin oldu. Resmi görevini sürdürürken de musiki çalışmalarını ihmal etmedi. İstanbul’a geldikten sonra başladığı girifti her gittiği yere götürmek adetindeydi. Aynı sıralarda askerlik çağına geldiği için, İzmir’de bulunan dayısı miralay İbrahim Bey’in yanında asker oldu ve “mülazımlığa” kadar yükseldi. 1876 yılında başlayan “Osmanlı-Rus” savaşına katıldı. Bütün savaş sırasında yine giriftini yanında taşımıştı.

Savaştan sonra İstanbul’a dönüşünde, Macar kontu Ziçni Paşa’nın kurduğu ilk İstanbul itfaiyesine ve eski rütbesiyle Beyoğlu bölümüne alındı. Asım Bey bu olayı, “Önce tulumbacılıktır diye kabul etmek istemedim. Amirlerim israr etti, kabul ettim. Sonra İstanbul’da irfan ve tahsil, şevk u tarab alemlerine tekrar kavuştum. Burada uzun müddet itfaiyeye hizmet ettim. En son Üsküdar’da binbaşı idim” diye anlatır.

Musikideki ünü yaygınlaştıkça geniş bir çevre edinmiş, çağının ünlü devlet adamlarıyla yakınlık ve dostluk kurmuştu. Bunlardan biri de eski “Ayan azası” olan Müşir Paşa idi. Bu sıralarda gözden düşen Fuat Paşa, II.Abdülhamit’in emri ile Erenköy’deki köşkünde gözaltında tutuluyor, evine giren çıkan kimseler saraya jurnal ediliyordu. Asım Bey bu eski dostunun davetini kabul ederek köşke gidişinin ertesi günü Paşa ile birlikte Amasya’ya sürgün edildi. Amasya’da 25 yıl sürgün hayatı yaşadı. İlk eşinin ölümü üzerine orada ikinci kez evlendi ve altı çocuğu daha oldu. İkinci Meşrutiyetin ilanı üzerine sürgün hayatı sona erdiğinden İstanbul’a döndü. Kısa bir süre eski görevinde çalıştıktan sonra, o günkü yasaların çizdiği sınırı tamamlayarak emekli oldu ve geri Amasya’ya döndü.

Çok sağlıklı bir ömür sürmüştür. Ferit Kam’ın yakın dostu olması sebebi ile, İstanbul’a gelişlerinde sık sık evlerine gittiği için yaşlılık dönemini çok iyi bilen Ruşen Kam, Asım Bey’i şöyle tarif ediyor: “Yaşlılığına rağmen kuvvetini, dinçliğini yatağa düşünceye kadar muhafaza etmiştir. Onu Laleli yokuşunu sarsan hızlı ve sert adımlarla inişini, apartman merdivenlerini bir solukta çıkışını pek iyi hatırlarım. Kendisini evimizde. İstanbul Radyosunda dinlemiştik. Nısfiye çalmıştı. Girifti ilk defa ondan dinlemiştik.” İstanbul’a bir gelişinde, 1929 yılını şubatında hastalanarak iki ay sonra yetmiş dokuz yaşında vefat etti. Merkezefendi Mezarlığında toprağa verildi.

Asım Bey’in ilk eşinden de altı çocuğu olmuştur. Bunların arasından Musa Süreyya Bey, İbrahim Sabir, ud çalan Mehmed Cevad, tanbur ve piano çalan Selahaddin Bey, piyanist ve ses sanatkarı Fatma Nihal Erkutun, tiyatro sanatkarı Muazzez Kurtoğlu, ressam ve ses sanatkarı Asım Yücesoy sayılabilir.

Musiki çalışmalarına başlayışını kendisi şöyle anlatıyor:”…on dört yaşına idim; Yenişehir Mevlevihanesine gider gelir, musiki ve ayin seyredip dinlemekten zevk duyardım. Günün birinde ben de karışıp ayin ve na’t okumaya başladım. Sesimin çok güzel olduğunu söylerlerdi. Oradaki mevlevihanede Yusuf Paşa’nın çırağı Hasan Dede’den ney dersi aldım. Üçüncü ayda şeyh, “arada taksimi Asım’a bırakın” diye emir verdi. Bundan sonra bazen çaldım bazen okudum.”

İstanbul’a gelişinin hikayesi de şöyle: “…Aksaray’da bir oda tuttum. Koska’da bir tekke vardı. Oraya birgün Neyzen Salim Bey gelmişti. Çaldık, kemal-i dikkat ve hazla dinledi. Sonunda “Üsküdar da Sultantepe de bizim ev, teşrif edin meşk ederiz” dedi. O zamanların İstanbul’unda Zekai Dede, Hacı Arif Bey, Yusuf Paşa, Tanburi Ali Efendi, Medeni Aziz Efendi, Bolahenk Nuri Bey, Santuri Ethem Efendi gibi ünlülerle arkadaşlık etti. Bunlarla birlikte musiki meclislerinde bulunarak, yararlandı. Bu gibi toplantılara giriftle katılırdı. Kısa sürede ünü yaygınlaşarak her musiki meclisinde aranan bir sanatkar olmuştu.Yirmibeş yıllık sürgün hayatı yaşadığı Amasya’da da aynı durum oldu. Orada bir musiki çevresinin oluşmasına, bu Anadolu ilinde bu sanatın tanınmasına etken oldu.Evini bir musiki okulu yaparak hayli öğrenci yetiştirdi.

--Asım Bey zamanın en son, en kudretli giriftzeni idi. Bütün İstanbul onu sazının sesini işitmeye, kendisini dinlemeye teşne idi. Fuat Paşa’ya gittiği günler ve gecelerde, bütün konak ve civar halkı adeta bayram ederdi. Sazı ile muhitini kendine bağlamış olan bu değerli sanatkarımız, bestekarlık alanında da saz ve söz musikimize ait birçok eserler bestelemiştir.

--Asım Bey’in melodileri çok zengindir. Çeşitli ritimler içine dökmüş olduğu bu melodilere vucuda getirmiş olduğu şarkılarında kendine mahsus bir incelik, bir zerafet, bir şuhluk derhal kendini hissettirir. Sonra şarkılarını zorluk çekmeden çabucak bestelermiş. Bir gün sultanlardan birinin sarayına gitmiş. Kafes arkasından kendisini dinleyen sultan, “Asım Bey siz derhal şarkı yapabilir misiniz? Bana şuracıkta bir şarkı yapıversenize deyince şu güfteyi nazmetmiş ve rast makamında bestelemiş:

Ser ta kadem ey penbe ten
Mecburun oldum işte ben
Lutfeyle gel ey gül beden
Virane gönlüm eyle şen

Onun sağlığında plakçılık yaygınlık kazandığı halde, icrasından tek bir örneğin günümüze gelmemiş olması üzücüdür. Asım Bey’in ölümünden sonra, birkaç kişinin dışında, girift denen saz tarihe karışmıştır. Musiki eseri olarak 5 peşrev, 5 saz semaisi, otuz kadar şarkısı biliniyor.

Dr.Nazmi Özalp-Türk Musikisi Tarihi kitabından alınmıştır.

  Evç-Bu levendane kesim asub-i can
  Ferahnak-Bu levendane kesim asub-i can
  Hicaz-Aldandı gönül aşkı vefa alemi sandı
  Hicaz-Güzelim gözlüğünü çeşmine tak
  Hicaz-Her zahmi ciğersüze devekar aranılmaz
  Hicaz-Zahm-i aşkın yoktur asla çaresi
  Hicazkar-Beyhude değil nale vu ahim
  Hüseyni dil verelden ey yüzü mahım sana
  Hüseyni-Kimse bilmez halimi canım yanar
  Huseyni-Peşrev
  Hüseyni-Şimdi oldum aleme ibret numa
  Hüzzam-Dil bülbülü sadzarı gülistan
  Hüzzam-Peşrev
  Hüzzam-Saki yetiş imdade gel
  Mahur-Acırım aşık olup da yanana
  Nihavend-Açtı firkat yareler
  Rast-Cuda düştü gözümden gül-i zarın
  Rast-Hab gah-ı yare arz için ahvalimi
  Rast-Peşrev
  Rast-Saz Semaisi
  Rast-Serta kadem ey penbe ten
  Saba-Peşrev
  Uşşak-Çaldırıp çalgıyı rakkaseleri oynatalım
  Uşşak-Cana rakibi handan edersin
 
Derneğimiz,
11 Nisan 2013 Perşembe akşamı saat 20.30'da Selâhattin Akçiçek Konser Salonu'nda (KONAK) bir konser verecektir. Şef. Özgen KÜÇÜKGÖKÇE yönetiminde gerçekleşecek konserimize tüm musiki severleri bekliyoruz. Konser halka açıktır.
Etkinlikler
Yaşlıya Saygı Haftası
24 Mart Perşembe akşamı Karabağlar Belediyesi etkinlikleri kapsamında, Yaşlıya Saygı Haftası konseri gerçekleştirildi.
devamı...
Güzel Sözler

Her gönül bir şarkı söyler.

Şarkılarımız bizim romanlarımızdır.

Ahmet Hamdi TANPINAR

 
Esendere Kültür Sanat Derneği ESDER Resmi sitesidir.
Sitenin tüm içeriği Şenay SARIGÖZOĞLU tarafından hazırlanmaktadır.
55/75 Sokak 19/B Esenyalı - İZMİR
Telefon : 0 232 248 00 53 - GSM : 0 535 470 67 41 - Mail: info@eksd.org.tr
Web Tasarım İzmir, Google Reklam İzmir ReklamTurk   
Balçova İZMİR