Kültür Sanat, Kültür Sanat Derneği
   
Müzik Bilgileri
   
Dış Duyurular
Türk Müziği Konservatuar'larında saz ve ses eğitimi alan öğrencilerin edindikleri teorik bilgileri, pratikte uygulamaları için derneğimizdeki çalışmalarımıza katılımlarını bekliyoruz.
Türk Sanat Müziği Notaları
Bestecilerimizin şarkılarını ve eserlerinin notalarını arşivimizde bulabilir,
Türk Sanat Müziği hakkında derlenmiş bilgilere, Makamlar ve Fasıllar hakkında dökümanlara sitemizden ulaşabilirsiniz.
Türk Müziği Bilgileri
   
 
YESARİ ASIM ARSOY
Mustafa Yesari Asım, Osmanlı fütühatı sıralarında, Konya bozkırlarından Rumeli'ye göç eden, aynı zamanda Konyar da denilen göçmenlerden, Şeyh Ömer namı mürşidin torunu olan Berkofçalı Ömer Lütfi'nin oğludur. Şeyh Ömer, kitabeleri sol eliyle yazdığından Yesari'lik bu suretle Mustafa Asım'da da tecelli etmiş bulunuyor. Şeyh Ömer Efendi Kosava bölgesindeki Prizren kentine yerleşti ve burada ilerde kendi adıyla anılacak, yolu Nakşibendi olan bir tekke kurdu.  
Torunu Ömer Lütfi, bir müddet sonra aileden ayrılarak, Tuna'nın kuzeyinde küçük bir Türk kasabası olan Berkofça'ya yerleşti. Burada uzun zaman kaldığından, daha sonraları Berkofçalı Ömer Lütfi Efendi olarak anılacaktır.

Doksanüç harbi de denilen Osmanlı-Rus Savaşı [1293(1877-1888)] başlayınca Ömer Lütfi Efendi Berkofça'yı terk ederek Makedonya bölgesindeki Drama'ya yerleşti. Drama'da o zamanlar aile hüviyetleri Dramalılarca Hacı Yaşarlar olarak bilinen ve büyük Türkoğulları lakabıyla anılan Ahmet Ağa ve eşi Kafesli Emine hanımla tanışarak, bu ailenin kızları Zübeyde Hanımla Nevrokop'ta evlendi. Mustafa Asım bu evlilikten olan sekiz çocuğun altıncısıdır. Naci ve Raci kardeşler daha evvel çocuk yaşlarında ölmüşlerdir. Diğerleri büyüklük sırasına göre Mehmet Tevfik, Emine Hamdiye,Mahmut Remzi, Mustafa Asım, Fatma Bahriye ve Muharrem İhsandır.

Ömer Lütfi'nin bu ikinci evliliğidir.Birinci evliliğinden Ahmed ve İbrahim adlı iki çocuğu daha vardır. Bunlardan Hafız İbrahim İstanbul medreselerinde okumuştur.

Mustafa Asım 1314(1896) 6 Ağustos Çarşamba gün Drama'da Namazgah mahallesinde dünyaya geldi. İlk gittiği okul üç sınıflı Nazifi Mektebi 1323 (1905),daha sonra Beykonağı Rüştiyesi (ortaokul) 1326 (1908) dur ve Nihayer Yeni İdadi'ye (lise) 1328 (1910) giderek oradan mezun olmuştur.Küçükten beri sesi güzel olduğundan mektepte ezan olumuş, sonra İzmir Akhisar'ı imamlarından olan dayısı Hacı Hafız Mehmed Efendi ile hıfzı da çalışmıştır.

1912 Balkan Harbi başlayınca, memleketin düşman işgaline uğramasına bir iki gün kala 12 Ekim'de El Mahsura vapuru ile Türkiye'ye göç ederek ilk olarak Adapazarı'na yerleşmişler ve burada sekiz sene kalmışlardır. Adapazarı'nda ailece otel işletmişlerdir.Daha sonra 1920 İstiklal Harbin'de milli kuvvetler Adapazarı'na gelip otele el koymuşlar.(savaşı kazandıktan sonra ödemek kaydıyle senet vermişlerdir.)

Mustafa Asım Adapazarı'nda bilfiil musikiye başladı.İlk olarak bağlama, daha sonra o zamanlar dokuz telli de denilen divan sazı çaldı. Ve nihayet iki sene sonra ud'a heves ederek bu sazda karar kıldı. Nota hususunda, Adapazarı Rehber-i Terakki Mektebi öğretmenlerinden Recai Bey ve Bando musiki muallimi Mızıkalı Hikmet Bey isimli zatlardan faydalandı.Kendi gayretleriyle de musikiye ait bilgileri sağlam temellere oturtarak kazanmasını bildi.

Babası musiki ile uğraşmasına karşı idi. Nitekim birkaç defa ud'unu kırmıştır. Bunun üzerine eve gelmeyen Asım daha sonra ud'unu pencereden annesi veya kardeşlerine verip, kendisi kapıdan ud'suz girmeye başladı. Babası duymasın diye yüklük denilen o zamanki büyük gömme dolapta çalışıyor ve hatta sesi boğsun diye ud'un teknesine bez bağlıyordu.Ud'u sol elle çalar ve telleri değiştirmeden, gerdaniye teli yukarı gelecek şekilde tutardı. Adapazarı'nda iken Milli Mücadele'de Sakarya civarı Geyve dolaylarında Milli Kuvvetlerde Çerkez Etem'in yanında çeteci olarak vazife görmüştür. Daha sonra Antalya'ya geçerek bir yıl orada kaldı. Antalya'da Loid Triestino adlı bir İtalyan gemi acentasında 1917'de acenta katipliği yaptı.Burada gizli olarak Milli Emniyet Teşkilatı adına çalışıyordu. Bu arada 1920'de aile İstanbul'a göçerek Fatih semtine yerleşti. Asım Adapazarı'nda kaldı.1921'de İstanbul'a ailesinin yanına döndü. 1923'de İzmit'te maliye memurluğu yaptı. Tekrar İstanbul'a dönen Asım, Fatih'te Muallim İsmail Hakkı Bey'in muavini İzzeddin Hümeyi Bey'in de bulunduğu bir grupta musiki çalışmalarını sürdürdü.

1929 yılı Mustafa Asım için bestekarlığa ilk adım yılı oldu ve üç eser birden aynı zamanda doğdu, yani bu üç eser,evlatlarım dediği eserlerinden ilk üçüz evlatlarıydı.Bunlar:

Kürdili Hicazkar makamından
-Kedersiz hiç coşar ağlar, taşar mı kalb-i naşadım

Saba makamından
-Zavallı kalbimi dinle,sana figan eylesin bak

Neva makamından
-Geçer hergün bir şirin kız buradan mısraları ile başlayan şarkılardı ve besteler besteleri takip etti.
1930'da eserleri için Colombia plak şirketiyle anlaştı. O zaman henüz soyadı kanunu çıkmadığı için annesi tarafından gelen Büyük Türkoğulları lakabı dolayısıyla ilk plaklarda ismi Mustafa Asım Türkoğlu diye geçti. Daha sonra soyadı kanunu çıkınca Türkoğlu soyadı olarak başkaları tarafından alındığı için ailece soyadları ARSOY olarak tescil edildi ve lakabı olan Yesari de nüfusa geçti.

1933'te ehl-i vukuf (bilirkişi) olarak Yunanistan'a gitti.

1938'de Batı müziğinde bilgisini ilerletmek ve çok sevdiği Çigan müziğini yerinde dinlemek maksadıyla Romanya'ya (Bükreş) gitti.Burada üç ay kalarak genişletilmiş musiki ufku ile yurduna döndü.

1949'da Zehra Altuğ ile ilk evliliğini yaptı.Fakat kendi tabiriyle, sanat hayatını kısırlaştırdığı gerekçesiyle 1954'de tek celsede bu evliliği bitirdi.Bu arada besteler ve plaklar devam etti.Arkadaş gruplarıyla bir iki turneye de udi olarak iştirak etti.Vaki olan muhtelif sahne tekliflerini gönül yapısına uygun bulmadı ve hep reddetti.

1954-1955 yılları arasında İstanbul Radyosu'nda ses stajiyerlerini yetiştirmek üzere artist öğretmen kadrosunda altıyüz yirmibeş TL. aylıkla çalıştı.

1963'te otuz üç sene sonra Colombia plak şirketiyle beraberliğine son verdi.

1975'de elli senelik gönül bağı olan Suzan Arsoy'la evlendi.

1991'de Devlet Sanatçısı ünvanını aldı.

18 Ocak 1992'de gece yarısı, ömrü boyunca hiç hasta yatmadan ve son anına kadar çalışarak geçirdiği dünya hayatına veda etti.

 Acemaşiran Saz Semaisi
 Ada Günden Güne
 Adalardan Bir Yar Gelir
 Akasyalar Açarken
 Akşamlar
 Al Goncayı Veremedim
 Ali Oğlu Veli
 Akşam Adanın Dilberini
 Amasyalı
 Ankara'nın Yörük Kızı
 Aşk Kaptanı  
 Aşk Mektubu  
 Aşkım Yeniköy Sahil-i Deryasını
 Aşktan Bana Bahsetmeyin
 Ateşli Kollarda
 Ay Ufuktan Doğarken  
 Ayrı Düştüm Sevgilimden
 Bağlarbaşı
 Bahar Faslındayız
 Bahar Olur Yaz Olur
 Bahar Sonu
 Bahtiyarım Seni Birgün Sararsam
 Bakıp Bakıp Ne Durursun
 Bekledim de Gelmedin
 Ben Ankara'ya
 Ben Canımdan Bıktım Amma
 Beni Yalnız Bırakıp
 Benim Öksüz Benliğimde
 Benim Yarim Beşiktaş'da
 Beyoğlu'da Pek Dolaşma
 Bezminde Her Zaman
 Bilmem Niye Bir Buseni
 Bir Aşk Yaşadım
 Bir Aşka Tutuldum
 Bir Başka Kadın
 Bir Çapkın Elinde
 Bir Goncasın
 Bir Gün Ne Olur
  Bir Gül Bulamam
 Bir Harbiyeli
 Bir Hatırayı Aşksın
 Bir İnce Fidansın
 Bir kasedir
 Bir Lahza Bile
 Bir Rüya Gibi
 Bir Sahil Hatırası
 Bir Taşralı Kız
  Bir Zamanlar
 Biz Heybelide
 Bu Yaz Geçen Günlerimiz  
 Çalıkuşu
 Çamlarda Şafak
 Çamlıca.nın Üç Gülü
  Çamlıktaki Mehtabı
 Çamlıkta Koşarken
 Canım Diyerek
 Canım Senin Olsun
 Çare Sazım
 Çattım Yine İşveli Bir Kadına
 Çerkez Kızı
 Ceylan
 Çiçekler Çiçeği
 Civan Kız
  Çobanoğlu
 Dağlar Taşlar
 Darılan Sevgiliye
 Dertliyim
 Dizimde Ağlarken
 Dün Gece Bir Şuhun Bezmine
 Dünyadaki Dilberlerin
 Eğer Elime Bir Düşersen
 Eminem
 Erenler
 Esmer Yüzüne
 Esmerlerin En Dilberi
 Esrarlı Geceler
 Evimin Önünden
 Ey Gonca Çiçek
 Fariğ Olmam
 Feride
 Gamsız Yaşarım
 Geçer Her Gün
  Geçiyor Beyhude
 Geçmişeki Sohbetleri
 Gel Gör Şu Yanan Kalbimi
 Geliver
 Geliyor Sevgili Yarim
 Gezerken Ben İzinde
 Gitar Sesi
  Gözlerinde Sevda Var
 Gözlerinde Sivri Ok
 Göster Yüzünü
 Gül Üstüne
 Gül ve Gönül
 Gülizarım
 Güller mi Verir
 Güllüyü Alamadım
 Gülüm Seni Tanımıyorum
  Gülizara Salın
 Gün Batarken
 Güneş Doğar Teperlerden
 Güneş Parçası
 Gurupta Aşk
 Han Duvarları
 Hanımelleri
 Hasretle Anarken
 Hayalimde Yaşattığım
 Hazan
 Hicranımı Hiç Kimseye
 Hicranlı Gönüller
 Hisarlar Yolunda
 Hisarlı Kız
 Hülyaya Dalar
 Hünkar Suları
  İki Gönül Arasında
 İki Gözüm
  İlkbaharda Biz Göksu'ya
 İlkbaharda Bülbüllerle
 İltifat Et
 İnanmak
 İpek Şala Bürünür
  İstanbul'dan Adalae'a
 Kadıköy'lü
 Kadınlar Erkekler
  Kalbimi Yıllarca
 Kalbimi Kalbime
 Kanarya
 Karaman
 Karşıdan Karşıya
 Karşılardan Yar Gelir
  Kedersiz Hiç
 Kerem
 Kezban Kızı
  Kırıldım Sana
 Kızıl Toprak
 Koklat O Çiçek Yüzünü
 Konyalı
  Kumral Saçının
 Kuzum
 Mechur-i Cemalin
  Meclisteki Mehparelerin
 Mecnun Gibi Bir Aşka
 Melal
 Menekşe Gözler
 Bilmem Niye Bir Buseni
 Mızrabını Tanburuna Vur
 Müjdeler
 Nedim
  Nice Günler
 Niçin Gücendin
 Nihavent Saz Semaisi
  Nihavent Sirto
 Nur-ı Vechin
 O Esmeri İlk Görüşte
 O Güzel Gamzeni
 O Yare Açılmak İsterim
 Ölürüm Yar Ölürüm
 Ömrüm Seni Sevmekle
 Ömrümce O Saf
 Onu Sık Sık Görürdüm
 Penceresi Tül Perde
 Perişan Saçların
 Pervane Gibi
 Rast Longa
 Rebab
 Rebab-1
 Resmini Bir Yerde
 Sabah Sabah
 Safiyem
 Sahil Güzelleri
 Sahile Pek Yakın
 Sahte Peri
 Samsun Gülü
 Sandalla Gezerken  
 Saçı Saçlı Hoş Bakışlı
 Sarıyerli
 Sarsam Kolumu
 Sazlar Çalınır
 Şedaraban Longa
 Şedaraban Zeybek
 Sefil Kadın
 Şekerim
 Sen Git Gide Bir
 Sen Gözlerinin Nurunu
 Sen Olmasaydın Eğer
 Seni Benden Daha Çok mu
 Seni Herkesten Kıskanıyorum
 Seni Tevhim Ediyor
 Sensiz Yaşayan Kalbime
 Sevda Yaratan
 Sevdadan Uzak Kaçmayalım
 Sevdalar Eli
 Sevdalı Ela Gözler
 Sevdana İnanmam Güzelim
 Sevdaya Düşen Bir Kadına
 Seyr Olup Raksı
 Şımarık
 Şişli'de Saba Faslı
 Sitemli Sevgilim
 Sivaslı Kız
 Siyah Gisulere
 Son Ayrılışın
 Sormam Aramam
 Su Çiçeği
 Tanburunun Hicran Saçan
 Tayyare
 Temmuz Akşamları
 Uçsun Adada
 Ülfet Demi
 Umdum ki Gelirsin
 Ümitlerim Hep Kırıldı
  Üsküdar
 Uyuyan Deniz
 Visal-i Yar ile Mest Ol
 Yalova'nın Sen Kızını
 Yanardağ
 Yanarız Ateşi Hicran İle
 Yandık O Gece
 Yar Saçları Lüle Lüle
 Yaz Gecelerinde
 Yaz Geldi Cicim
 Yaz Günleri
 Yeniden Eski Muhabbetleri
 Yeşil Çamlar Altında
 Yıllarca Ben Onu
 Yıllarca Bütün
 Yıllarca Yazık
 Yine Oldum Esiri
 Yine Kalbim
 Yüz Yıl
 Zamanla Belki Geçer
 Zavallı Kalbimi Dinle
 Zehra Türküsü
 
Derneğimiz,
11 Nisan 2013 Perşembe akşamı saat 20.30'da Selâhattin Akçiçek Konser Salonu'nda (KONAK) bir konser verecektir. Şef. Özgen KÜÇÜKGÖKÇE yönetiminde gerçekleşecek konserimize tüm musiki severleri bekliyoruz. Konser halka açıktır.
Etkinlikler
Yaşlıya Saygı Haftası
24 Mart Perşembe akşamı Karabağlar Belediyesi etkinlikleri kapsamında, Yaşlıya Saygı Haftası konseri gerçekleştirildi.
devamı...
Güzel Sözler

Her gönül bir şarkı söyler.

Şarkılarımız bizim romanlarımızdır.

Ahmet Hamdi TANPINAR

 
Esendere Kültür Sanat Derneği ESDER Resmi sitesidir.
Sitenin tüm içeriği Şenay SARIGÖZOĞLU tarafından hazırlanmaktadır.
55/75 Sokak 19/B Esenyalı - İZMİR
Telefon : 0 232 248 00 53 - GSM : 0 535 470 67 41 - Mail: info@eksd.org.tr
Web Tasarım İzmir, Google Reklam İzmir ReklamTurk   
Balçova İZMİR