Kültür Sanat, Kültür Sanat Derneği
   
Müzik Bilgileri
   
Dış Duyurular
Türk Müziği Konservatuar'larında saz ve ses eğitimi alan öğrencilerin edindikleri teorik bilgileri, pratikte uygulamaları için derneğimizdeki çalışmalarımıza katılımlarını bekliyoruz.
Türk Sanat Müziği Notaları
Bestecilerimizin şarkılarını ve eserlerinin notalarını arşivimizde bulabilir,
Türk Sanat Müziği hakkında derlenmiş bilgilere, Makamlar ve Fasıllar hakkında dökümanlara sitemizden ulaşabilirsiniz.
Türk Müziği Bilgileri
   
 
ZEKAİ DEDE
Klâsik Türk Mûsıkîsi'nin son büyük bestekârıdır. İstanbul Eyüb'de Cedîd Ali Paşa mahallesinde Cedîd Ali Paşa Mescidi'nin yanındaki evde doğdu. Bu mescidin imâmı babası idi ki sonradan Zekâi Dede ile oğlu Ahmed Irsoy da Kânûnî'nin vezîr-i âzamı Semiz Ali Paşa'nın bu mescidinde aynı görevi ifa etmişlerdir.Babası Hâfız Süleyman Efendi aynı zamanda hat hocası ve tanınmış bir hattattır. 1863'e doğru Zekâi Dede 38 yaşlarında iken ölmüştür. Zekâi Dede'nin annesi Ziynetî
Hanım ise 1859'da ölmüştür ve Hacı Hasan Efendi'nin kızıdır. Zekâi Dede ailenin tek çocuğudur. 1865'den evvel Fatma Hanım ile evlenmiştir.

Zekâi Dede, amcasının hoca, babasının hat hocası olduğu Lâ'lî-zâde Abdülbaki Efendi ilkokulunu bitirdi. Sonra babasından hat, amcasından Kur'ân öğrenmeye devam etti. Ağustos 1843'te 18 yaşını bitirdiği zaman hâfız oldu ve babasından da hat icâzet-nâmesi aldı. Sonra Eyüb iskelesi civarındaki yalısında oturan Balıklı Hoca Ali Efendi'ye devâm ederek medrese dersleri gördü. Aynı yıllarda gene Eyüb'te oturan Eyyubî Mehmed Bey'den mûsıkîye başladı. Sonra meşhur bestekâr ve hattat Kazasker Mustafa İzzet Efendi'ye devâm ederek sülüs ve nesih yazıları öğrendi. İzzet Efendi'ye bir yıl devâm etti ki bu sırada müzisyen olarak şöhreti yayılmaya başlamış ve iyi sesli bir okuyucu idi. Mehmed Bey'e bir yıl devâm ettikten sonra ilâhi ve şarkılar bestelemeye başladı. Mehmed Bey, bir yıl ders verdikten sonra Zekâi'yi , diğer talebesi Hamdi Efendi ile beraber, Dede Efendi'nin konağına götürerek büyük üstâda takdim etti. Dede'nin arzusu üzerine, haftada bir gün tek başına, bir gün de hocası Mehmed Bey ile beraber İsmail Dede'ye devam ederek meşke başladı. Dede'nin Zekâi Efendi'ye meşk ettiği ilk eser Zaharya'nın Segâh Beste'si, ikincisi kendi Hicaz Nakış Beste'si, üçüncüsü de gene kendisinin Nühüft Şarkısı'dır.

Hâfız Zekâi Efendi, Büyük Dede Efendi'ye, 1844 temmuzundan Mısır'a gittiği 1845 mayısına kadar 10 ay devâm etmiş ve takrîben 88 gün meşk etmiştir. . Dede'nin konağında-Dede'nin en değerli talebesi olan-Dellâl-zâde ile de tanışarak ondan da faydalanmıştır. Dede'den meşki sırasında Hâfız Zekâi Efendi 19-20 yaşlarındadır.

İsmail Dede, Zekâi Efendi'nin meşki bırakıp Mısır'a gitmesinden bir buçuk yıl sonra öldüğü için , Hamdi Efendi ile Zekâi Efendi, Büyük Dede'nin son talebesidirler. Gene Dede'nin talebesi ve Zekâi Efendi'nin Hocası olan Eyyubi Mehmed Bey ise Zekâi Efendi'den 21 yaş büyüktür ve 1850'de ölmüştür.

Zekâi Dede, zamanımıza gelen klâsik söz eserlerinin en büyük kısmının başlıca kaynağı olduğu için, bu münasebetleri ve halkayı net olarak bilmek lâzımdır. 1845 başlarında bir gün, Mehmed Bey, Sûz-i Dil'den bestelediği I. Ve II. Besteler'i Dede'ye takdim edince, İsmail Dede, bu faslın Ağır Semaî'sinin Zekâi Efendi, Yürük Semaî'sinin de Hamdi Efendi tarafından bestelenmesini istemiş, öyle yapılmıştır. Bu, Zekâi Dede'nin büyük formdaki ilk eseridir.

1845 ortalarında 20 yaşındaki Zekâi Dede, Prens Mustafa Fâzıl Paşa ile tanışır. Zekâi Efendi'nin delikanlı yaşında olgunluğunu çok beğenen Prens, ona sarayının mûsıkî muallimliğini teklif eder. Kâbul eden Hâfız Zekâi Efendi, prensin sarayında bir daire edinir, az sonra da onunla beraber Mısır'a gider. Nazarî olarak bildiği Arapçasını Mısır'da pratik olarak da ilerletir ve bu suretle Zekâi Efendi, Dede Efendi gibi Dellâl-zâde gibi , Mehmed Bey gibi üstadlardan mahrum olmuştur.

Mısır'da dinî ve dindışı mahalli mûsıkîyi incelemiş ve Arapça güfteli "Şugl" denen ilâhilerinin çoğunu Mısır'da bestelemiştir. Mustafa Fâzıl Paşa, 2 Aralık 1875'de , Sultan Abdülazîz Han'ın (1861-1876) son saltanat yılı içinde 46 yaşında ölmüştür. Paşa'nın ölümünde bestekârımız, 50. yaşındadır. Bu suretle çeyrek asıra yakın mutlu bir hayat yaşamıştır. Zekâi Efendi, Paşa'dan sonra 22 yıl yaşamış ve bu müddet içinde Mustafa Paşa'nın efsânevi cömertliğini ve lutuflarının her vesileyle minnetle anmıştır.

Zekâi Efendi, Mısır'da iken Şeyh Şihâb'dan meşk eder. Zekâi Efendi, 1868'de Mevlevi olur(43 yaşında). Bu suretle üstâdı Büyük Dede'nin yoluna genç bir yaşta girer. Yenikapı dergâhı şeyhi Osman Salâhaddin Dede'ye kapılandı ki, bu zât, Mustafa Fazıl Paşa'nın dostu ve V. Murad taraftarıdır. Pazartesi ve Perşembe günleri Dede'nin de Dergâhı olan-Yenikapı'ya devâm ederek mukâbele sırasında âyîn okudu. 1883'te Dârüşşafaka mûsıkî muallimi oldu ve ölümüne kadar 14 yıl Dârüşşafaka'ya devam ederek bir nesile Türk Mûsıkîsi sevgisi verdi.

1884 Aralığında Arif Dede'nin ölümüyle Eyüb Mevlevihanesi kudümzen başılığı boşaldı. Dergâhın şeyhi ney virtüozu Hüseyin Fahreddin Dede, Zekâi Efendi'nin talebesi idi. Hocasına, kudümzen başılığı teklif etti. Zekâi Efendi kabûl etti ve kendisine "Dede" unvanı verildi. Bu suretle Zekâi Efendi, 60 yaşında Zekâi Dede oldu. Kudümzenbaşılığı ölümüne kadar 13 yıl devâm ettirdi. 60 yaşına kadar "Hâfız Zekâi Efendi", hayatının son 12 yılında ise "Zekâi Dede" olan bu ikinci şekilde tarihe geçen bestekârımız, büyük bir cemaatle Kâşgarî Dergâhı civarına gömülmüştür.

Zekâi Dede'nin ilk büyük formlu eseri Sûz-i Dil'den olduğu gibi, ilk âyin'i de bu makamdandır. Mustafa Fâzıl Paşa'nın isteği üzerine bestelenmiş, ona ithâf edilmiştir. 1870'de birkaç günde bestelenen bu âyin, Zekâi Dede o tarihte Mevlevi olmadığı için ancak 1891'de Bahariye Dergâhında ilk mukaabelesi resmen yapılmıştır. Oğlu Ahmed Irsoy, babasının 5 âyin, 100 kadar Kâr, Beste ve Semaî, 400 küsur İlâhi, Şugl, Şarkı ve Marş bestelediğini söylemiştir. 5 âyin ile 95 Kâr, Beste ve Semaî elimizde olmasına rağmen, küçük formla bestelediklerinin yalnız 163'ü günümüze gelebilmiştir. Zira bir çok ilâhi ve şarkısını Zekâi Dede, büyük eserleri gibi meşke değer bulmamış ve nota da bilmediği için unutulup gitmiştir.

Son 4 âyin'ini bir yıl içinde bestelemiştir. (1884 Aralığından 1885 Aralığına kadar). Bu Zekâi Efendi'nin Dede'liğinin ve kudümzenbaşılığının ilk yılıdır. O ateşle bir yılda 4 âyin bestelemiştir ki, ilk âyin'inden 15 yıl sonradır. 2 âyin olan Mâye'nin ilk mukaabelesi Yenikapı'da yapılmış, ertesi hafta Bahariye Dergâhı'nda tekrarlanmıştır. Bir çok bestesini güftesine bir göz attıktan sonra irticâlen bestelediği bilinmektedir. 80 fasıldan 2. 000 kadar parça Beste, Durak, İlâhi, bir çok şarkı ve 30 âyin-i şerif ezberinde idi. Mûsıkî öğretmekteki kudreti fevkalâde yüksekti. Hamparsum notasını hayatının son yıllarında talebesi Dr. Suphi Ezgi'den öğrenmiştir ki, Suphi Bey'e öğreten de arkadaşı Raûf Yektâ'dır. Suphi Ezgi, son 8 yılında (1889-1897) kendisinden meşk etmiştir. Biraz ney de üfleyen Zekâi Dede faziletli, nazik, kanaatkâr, terbiyeli bir insandı.

Hayatının sonlarında batı notası da öğrenmekle beraber, gerek bu notayı, gerek Hamparsum'u hiç kullanmamıştır. XVI. asırdan sonra yavaş yavaş unutulan Türk Mûsıkîsi bilgisini yeniden ve modern anlayışla kurmakta safha safha çalışan şeyh Hüseyin Fahreddin Dede, Ahmed Avni Konuk, bilhassa Raûf Yektâ Bey'le Dr. Suphi Ezgi, Zekâi Dede'nin talebesidirler. Klâsik Repertuarı zamanımıza aktarmakta da en büyük hisse onundur. Bu bakımlardan da Zekâi Dede'nin Türk Mûsıkîsi tarihinde ehemmiyeti vardır.

177 parça dindışı eserinin notası, 3 cild halinde oğlu Ahmed Irsoy ile talebesi Dr. Suphi Ezgi tarafından İstanbul Konservatuarı yayınları arasında basılmıştır. 5 Mevlevi âyini ile bazı dinî parçaları da gene bu iki zât ile Raûf Yektâ ile Ali Rıfat Çağatay tarafından yayınlanmıştır.

Bayatî-Bûselik terkîbini , ilk defa bestekârımız kullanmıştır.
Kürdî ve Bûselik'le biten mürekkep makamları da seven Zekâi Dede'nin bazı parçaları tamamen didaktik mahiyettedir. Buna rağmen Klâsik Türk Mûsıkîsi'nin rûhunu çok iyi kavramış, duymuş ve duyurmuştur.
Hatta Klâsik ekolün son büyük bestekârı olarak kabûl edilebilir.

Eserleri içinde Hisâr-Bûselik, Şehnâz-Bûselik, Hicazkâr fasılları, Ferahnâk Beste ve Semaî, Acem-Aşîrân Beste, Sûz-i Dil Semaî, Mevlevî Ayinleri'ni sayabiliriz.

Dr.M.Nazmi Özalp-Türk Musikisi Tarihi kitabından alınmıştır.

  Acem-Bir şeh ki taç daran olmakata hak-ı rahi
  Acem-Etmezem ikrar aşkı saklarım canım gibi
  Acem-Ey bülbül-i suride gülistanına girme
  Acem-İlahi
  Acem İlahi-Yine aşkın sırrı düştü serime
  Acem-Ney gibi ey dil müptelalık var gibi
  Acem-Sebihuke bedrül leyli ya seydi
  Acem-Teyakkuzu teyakkuzu ya neyamu
  Acemaşiran İlahi-Bin cefa görsem ey sanem
  Acemaşiran İlahi-Kerim Allah rahim Allah
  Acemaşiran İlahi-Varmıdır alemde hiç
  Acemaşiran İlahi-Ya ilahi başlayalım
  Acemaşiran İlahi-A sultanım sen var iken
  Acemaşiran-Lutfeyleyip bir kez nazar eylerse sultanımız
  Acemkürdi-Aşık gamı dilrubasız olmaz
  Acemkürdi-Biri nazenine zar olmak isterim
  Acemkürdi-Dilidar işitip velvele-i efganım
  Acemkürdi-Kim mestanei seher yar ile gülşende yatır
  Bayati-Ol gülün gülzar-ı hüsnü badı mihnet bulmasın
  Bayatibuselik-Hey bazı şiri ba şeker amihtend
  Bayatibuselik-Lalin gören ey hurlika kevseri neyler
  Bayatibuselik-Rahat bulamam ney gibi zar eylemeyince
  Bayatibuselik-Şebi aşıkan-ı bi dil ci şebi diraz based
  Besteisfahan-İlahi
  Dilkeşhaveran-Ben yine bir dilberi ranaye oldum müptela
  Dilkeşhaveran-Düştükçe sefa eyleyelim
  Dilkeşhaveran-Nİce doyunca görem sen gibi nazik bedeni
  Dilkeşhaveran-Nigahın dilrubadır canfezadır
  Dilkeşhaveran-Sayesinde şimdi olduk sadu hürrem sertesek
  Dilkeşhaveran-Şukufezari izarın gülün naziresidir
  Evç-Ruhlerin kıldık temaşa
  Evç-Tesbih ilahisi
  Ferahnak-Dil teşnedir mahıtaba
  Ferahnak İlahi-Benim maksudum alemde değildir
  Ferahnak İlahi-Derdi hakka talib
  Ferahnak İlahi-Ol kadar maktub-i hüdasın
  Ferahnak-Sensiz aşıka işret reva mıdır
  Ferahnak-Söyletme beni canım efendim kederim var
  Gerdaniye-Benzetirlerse hilali nola alem kaşına
  Gerdaniye İlahi-Durman yanalım ateşi aşka
  Gerdaniye-İtse gerdaniyeden yar ağaz
  Gerdaniye-Müptelayım bir periye
  Gerdaniye-Ol müjdeler ki fitneye siphi cane saf vay
  Gerdaniye-Yeni şehir yine aldık seni biz
  Gülizar İlahi-İnsafı koma elden
  Hicaz-Aşufte diliz damı hava meslemizdir
  Hicaz-Beda hilalen ala gazalen
  Hicaz-Ben bir Türküm dinim cinsim uludur
  Hicaz-Cenabı pakine layık amel yok
  Hicaz-Geh bahru gehi hubabı aşkam
  Hicaz-Gönlümü viran eden a daayı dilşad eyleme
  Hicaz-Heme nimu mesti kestem kadehi
  Hicaz İlahi-Şuride vu şeyda kılan
  Hicaz-Sadatiyyen nakşiyye keratuhum meliyye
  Hicaz-Şahı iklim risalat hem muazzam padişah
  Hicaz-Şerib tu bi kes-i uns-i mintin bi hamreti
  Hicaz-Ve fi kemetil li eşya fi külli ümmeti
  Hicaz-Zülfünki benim sümbülü bağı hevesimdir
  Hicazkar-Bir kerre iltifatın ile hürrem olmadık
  Hicazkar-Bub i lal i dilberi her dem ki efkar eyledim
  Hicazkar-Bülbül gibi pür oldu cihan nağmelerimden
  Hicazkar-Gülşende hezar nağme i dem söz ile mahzuz
  Hicazkar-Hicr-i lebinde bir dil ki oldu nahoş
  Hicazkar İlahi-Söyle sakla sırrı aşkı tende canın
  Hicazkar-Nihal ki serv-i revan olur giderek
  Hisarbuselik-Çeküp şimsiri satvet eyledin
  Hisarbuselik-Gönlüm hevesi zülfü siyekare düşürdüm
  Hisarbuselik-Hamiyetle gönüller doldu sevdayı şehadetten
  Hisarbuselik İlahi-Ya ilahi sana geldik
  Hisarbuselik-Vuslata nail de etse ger felek
  Hisarbuselik-Yar alub destine peymane gelir mi bilmem
  Hisarbuselik-Yar olmayıcak cam-ı safayı çekemez dil
  Hisarbuselik-Zahmi sinem hançeri zerkari bilmez ki
  Hüseyni-Andelibi bağı hicran olmuşam ya rabbena
  Hüseyniaşiran-Baktıkça hüsnü anına hayran olur aşıkların
  Hüseyniaşiran-Bihuş olurum naz ile reftari görünce
  Hüseyniaşiran-Cemalin şemine pervane gönlüm
  Hüseyniaşiran-Rengi al i ruhundan almış gül
  Hüseyniaşiran-Şarab iç kızarsın ruhun gülleri
  Hüzzam-Açıldı verdi nev bahar bülbüller itsun defi gam
  Hüzzam-Ah eyle gönül vuslatı canan ise maksud
  Hüzzam-Derdim izhar edemem bezmi serab olmayıcak
  Hüzzam-Dil verdiğin ol çeşmi siyah meste işittim
  Hüzzam İlahi-İlahel aleminsin rabbi ala
  Hüzzam İlahi-Ne bahtlı ol kişiye ki okuduğu kuran ola
  Hüzzam İlahi-Zat miratı hüdasın ya muhammed
  Hüzzam-Zatı miratı hüdasın
  Hüzzam-Var iken sende bu ayine gibi sinei saf
  İsfahan-Ayini Şerif
  İsfahan İlahi-Sakın dünyaya aldanma
  İsfahan-Sanma açıp sinemi serh edecek yare yok
  Karcığar-Amade olur zevki ceme zümrei rindan
  Karcığar-Dil hasta-i mahabbet düçarı hicri canan
  Karcığar-Feryad ederim zülfü siyahkarın elinden
  Karcığar-Gam değil bana cefa ise ağer mutadın
  Küçek İlahi-Biz hatmi hace ederiz
  Mahur-Ben neler çekmekteyim
  Mahur İlahi-Allah emrin tutalım
  Mahur İlahi-Durmaz yanar vücudum
  Mahurbuselik-Aşık oldum ben yine bir afeti meh peykere
  Mahurbuselik-Kuhli işve hakipayi çeşmi fettanın senin
  Mahurbuselik-Mestu harab mirevem ez meyi aşkı zulula vay
  Mahurbuselik-Miresed ey can badi behari
  Maye-Ayini Şerif
  Muhayyer-Hengami sefadır yine nuşi mey eyle
  Muhayyer İlahi-Durmaz yanar vücudum illallah
  Muhayyer İlahi-Şuride bu şeyda kılan
  Muhayyer İlahi-Taştı rahmet deryası
  Muhayyerbuselik İlahi-Mücrimleriz asileriz
  Muhayyerkürdi-Aguşe çekerdim seni pirahenin olsam
  Muhayyerkürdi-Arzı niyazımız sana gerçi cemiledir
  Muhayyerkürdi-Dil suz ider ol afeti tabı nazamıdır
  Muhayyerkürdi-Hayli dem hicrinle suzanken gönül sevdiğim
  Muhayyerkürdi-Vadeyleyecek vaslını dünya benim oldu
  Muhayyersünbüle-Bir işaret eylese ebru
  Müstear-Ağlarım ağladığım yere numayan olmaz
  Müstear İlahi-Her sahibi tacu külah
  Müstear Kar
  Neva-Bağlandı dil bir ney i nihale
  Neva İlahi-Rabbün allahüllezi la ma bude
  Neva İlahi-Sırrı tevhidin
  Nevabuselik-Benefse dildarın şerinde kaküli anber
  Nevabuselik-Ey goncei zibayı gülistanı taravet
  Nevabuselik- Ne gamı çevre ne lutfi kahe kailiz
  Nevabuselik-Ne geçti bir sözüm ol mesti naze
  Nevakürdi-Açıldı sahnı gülşen çengü çaganelerde
  Nevakürdi-Gül yüzün gülşende cana gösterilirken gül güle
  Nevakürdi-Hey hey diye hanendeler ettikçe terane
  Nevakürdi-Yare didim tabı mülden gül gül olmuşsun
  Nihavendikebir-Hicri gül rudan mıdır ahın senin
  Nikriz İlahi-Ben harabat ehliyim yoktur kararım ta ebed
  Nikriz İlahi-Mestanei aşkım ben ayamadım
  Rast-Culelerle kuhsarda çağlardı kuhken
  Rast-Durmaz işler ta ciğerden hançerinin yaresi
  Rast-Elhamdülülillezi sultanuhu ladül ezel
  Rast-Es sübhu beda min
  Rast İlahi-Ey aşıkı sadıklar
  Rast İlahi-Bağı maarif içreyiz illallah hu
  Rast İlahi-Durmaz yanar vücudum
  Rast İlahi-Mail olma dünyaya
  Rast İlahi-Mualla gavsi sübhani
  Rast-İlahi tevbe edelim zenbimize
  Rast İlahi-Yaresulallah şefahat et Allah
  Rast-İnnilte ya rihas saba
  Rast-Muhammedün eşrefül arabi
  Saba-Bir lahza nihan olsa
  Saba-Guş itdi nayi naleler agaze başladı
  Saba İlahi-A sultanım sen var iken ben kime yalvarayım
  Saba İlahi-Söyle selemım ey saba
  Saba-Kar ı Natık
  Saba-Ya Allah ya rahman ya alim ya Allah
  Sabazemzeme-Ayini Şerif
  Sazkar-Ne had fe ecebtuha meta nevhuke
  Sipihr-Çıkmada ahım sipihre
  Sipihr-Halatı dili benzetemem
  Sipihr-Vardım yanaşıp fulki şarab ile suyunca
  Suzidil-Ayini Şerif
  Suzidil-Dil hasreti vaslın ile nalan gel efendim
  Suzidil İlahi-Yüce sultanım derde dermanım
  Suzidilara İlahi-Barekallah du cihanın serveri
  Suzinak-Ayini Şerif
  Suzinak-Biya an meyki hal avered hey
  Suzinak-Demadem eyleriz tahsili ilme şevkile gayret
  Suzinak-Ey vatan evladı
  Suzinak-Gözümden gitmiyor asla hayalin
  Suzinak İlahi-Salike olmaz ayan
  Suzinak-İnsilemin badit dalaleti
  Suzinak-Karı şevki dilebet
  Suzinak-Neyledi gör bana o mahimehi
  Suzinak-Serde havayı kakül
  Suzinak-Vakfı aşkın etmişken bütün canu teni
  Şehnazbuselik-Bir nev civandır
  Şehnazbuselik-Feryad kim feryadımı guş etmez simin beden
  Şehnazbuselik-Gönül bezmi işreti fağfurdan görmüş
  Şehnazbuselik-Kul oldum bir cefakare
  Şehnazbuselik-Naz etse nola cihane ol gül
  Şevkutarab İlahi-Bir muazzam padişahsın
  Tahir-Aşk elinden aşıka cam ile sabha söyletir
  Tahir-Dil düştü yine şevkiler bir dilberi naze
  Tahir-Dirig etmez meyi cevri sunar
  Tahir-Gördükçe tehi sagarı çeşmim dola düştü
  Tebriz-Akbelel bedru aleyna vahtefet
  Tebriz-Ya men latifu lem yezel
  Uşşak-Ben ben değilem ben dediğim sensin heb
  Uşşak-Ey hüdadan lutfu ihsan iste
  Uşşak-Gelin diyelim şevk ile
  Uşşak İlahi-A sultanım sen var iken
  Uşşak İlahi-Allah emri tutalım
  Uşşak İlahi-Biz hatmi hace ederiz
  Uşşak İlahi-El meded pirim efendim
  Uşşak İlahi-Hak şerleri hayr eyler
  Uşşak İlahi-İbadetten huzur almazsa insan
  Uşşak İlahi-Kuldan sana layık nola
  Uşşak İlahi-Şehin şahı cihanbanı risalet
  Uşşak-Kim olur zor ile maksudine rehyabi zafer
  Uşşak-Peymani diberane inanmam kefil ile
  Uşşak-Sefiül halkı fil mahşer
  Uşşak-Senin vasfın lebi takrire
  Uşşak-Severim gerçi seni
 
Derneğimiz,
11 Nisan 2013 Perşembe akşamı saat 20.30'da Selâhattin Akçiçek Konser Salonu'nda (KONAK) bir konser verecektir. Şef. Özgen KÜÇÜKGÖKÇE yönetiminde gerçekleşecek konserimize tüm musiki severleri bekliyoruz. Konser halka açıktır.
Etkinlikler
Yaşlıya Saygı Haftası
24 Mart Perşembe akşamı Karabağlar Belediyesi etkinlikleri kapsamında, Yaşlıya Saygı Haftası konseri gerçekleştirildi.
devamı...
Güzel Sözler

Her gönül bir şarkı söyler.

Şarkılarımız bizim romanlarımızdır.

Ahmet Hamdi TANPINAR

 
Esendere Kültür Sanat Derneği ESDER Resmi sitesidir.
Sitenin tüm içeriği Şenay SARIGÖZOĞLU tarafından hazırlanmaktadır.
55/75 Sokak 19/B Esenyalı - İZMİR
Telefon : 0 232 248 00 53 - GSM : 0 535 470 67 41 - Mail: info@eksd.org.tr
Web Tasarım İzmir, Google Reklam İzmir ReklamTurk   
Balçova İZMİR