Esendere Kültür ve Sanat Derneği

Kemençe(vi-ci)-II

10.09.2017
2.141
Kemençe(vi-ci)-II

Cinuçen Tanrıkorur’un “Biraz da Müzik” adlı kitabından alıntıdır

Geçen yazıda Kemençe’nin sadece “candireği”ne kadar gelebilmiştik. Kaldığımız yerden devam ediyoruz. Sırtta burgulara yakın yerde başlayıp kuyruk takozuna yakın yerde sivrilerek biten sırt oluğu, saz bittikten sonra ince zımparayla son akortların yapıldığı, kemençenin göğüsten sonraki en önemli ve hassas elemanıdır. Bu oluğun en geniş yerinde ise (eşiğin tam altı) 3-4 mm çapında, etrafı bazen sedef çiçek motifiyle süslü bir delik açılır ki görevi tiz perdeleri maskeleyip bas perdeleri yükseltmektir. Bütün bu işler tamamlanınca sazın teknesi gomalakla cilalanır.

Kemençeye belki de bütün sevimliliğini veren burguları (tavşan kulağını andırdıkları için kulak adı verilmiş olabilir), süslü sazlarda yılan, fildişi, abanoz veya pelesenk, sade sazlarda zerdali,  badem veya akgürgen gibi ağaçlardan yapılır ve 14-15 cm boyunda olur.

Burguların en geniş (akort için tutulup döndürülecek) kısmı ise 21 mm.dir. Boylarının normal saz burgularından uzun olmasının bir sebebi kısa kalın tellerin momentini dengelemekse, diğer bir sebebi de sazın iki noktadan tesbitli olarak tutulmasını sağlamak olabilir; kemençe, kuyruk takozu sol dize (bazen de iki diz arasına) konmak ve burgulardan göğse (kalbe) dayatılmak suretiyle tutulur; tellere yandan değen sol elle yayı çeken sağ el de icrayı sağlar (yay durumlarına göre saz sol el ayası içinde sağa-sola hafifçe dödürülebilir). Burgunun 1 cm.i kafadan arkaya çıkar; kafaya giren 6 cm.lik kısım kesik koni, kalan 8 cm.i de tavşan kulağına veya laleye benzer çeşitli şekillerdir.

Kemençenin üç telinden ikisi (Rast ve Neva) bağırsaktan, üstteki ilk telse (Yegah) gümüş sagılıdır. Üst ve alt tel 25.5-26, orta tel 29.2-29.5 cm uzunluğunda; üst tel 0.8, orta tel 1.5, alt tel 1mm kalınlığındadır. Saz ortalama 60 cm uzunluğunda, esnemeye dayanıklı yılan, abanoz vb. sert ağaçlardan yapılmış, avuç içi yukarıya bakacak şekilde tutulan bir yayla çalınır. Tellere sürtülen  150-200 civarındaki at kılına, kaymasın diye –keman yayındaki gibi- reçine sürülür. Yayın sapa yakın 10 cm.lik  deri kaplı kısmına sokulan orta parmak (gerekirse yüzük parmağı) vasıtasıyla at kılı gerdirilir. Yayın burnu ise at kuyruğu gibi bir süs  püskülüyle bitirilir. Doğudan batıya geçtiği kesin olan yaya at kılı takma adetinin, şaman kopuzunda, tuğ adlı en eski ritm sopasında ve rebabda da görüldüğü üzere, Türklerde ata verilen kutsal değerden kaynaklandığı açıktır (bkz. M.R.Gazimihal, Asya ve Anadolu Kaynaklarında Iklığ; Curt Sach, The History of Musical Instruments).

Ayrılmaz davul-zurna ve ney-tanbur ikilisi gibi, kemençenin  ayrılmaz arkadaşı da yüzyılımız başlarına kadar lavta’ydı. Sakız çingenelerinin elinde lira adıyla kullanılan bu saz, eski Pera tavernalarında  sadece lavtanın tempo tuttuğu bir oyun havası sazı iken, büyük dahi Tanburi Cemil Bey’in hocası Vasil’in elinde görüp gönül verdiği bu saza ilgi duyması ve kısa zamanda en üstün seviyeye çıkarması sayesinde aynı zamanda asil ve zarif bir fasıl sazı oldu. Bunda, artık bütün müesseseleriyle çökmekte olan bir imparatorluğun hüznüne ve Türk zevkine, keman sesinden çok daha yatkın gelmiş olmasının etkisi açıktır. Sırası gelmişken, merhum şair Besim Berkmen’in “Kemençe”ye aldı şiirinden bir bölümü vermek istiyoruz (şairin ruhunu da böyle şad etmiş oluruz):

Ta yürekten kopuyormuş gibi hummalı sesin,
Neye ağlar gibi, sızlar gibi titrek nefesin?..
Nesin? Hasret mi, kırık kalp mi, yıkık aşk mı, nesin?
Ne kadar içli eninsin, ne hazin sende niyaz!..

Normal kemençeden 1-2 cm. daha büyüğü olan Kaba (Büyük) Kemençe’yi de yaptıran Cemil Bey ayrıca, sazda hiçbir değişiklik yapmadan Kemençeye dördüncü (kaba Rast) telini ilave etmiş ve plaktaki ünlü Pesendide taksimini bu 4 telli kemençeyle yapmıştır.Ancak bu sazın, Sadeddin Arel’in 1933’te yaptırdığı dörder telli ve tel boyları eşitlenmiş Kemençe Beşlemesi ile (soprano, alto, tenor, bariton, bas) hiç ilgisi yoktur. Bugün İTÜ Türk Müziği Konsevatuarında üç telli klasik kemençe ile dört telli Arel kemençesi –sözümona çağdaşlık ve ilericilik etiketi olarak- birlikte öğretilmektedir. Eskiden –diğer sazlarımız gibi- siyah ve yeşil kadifeden ağzı kordonla büzülmüş bir torbada taşınan (ve kordonundan redingotun iç cebindeki düğmeye asılan) kemençe, son zamanlarda içi kavak (veya akume) kontrplak, dışı vinylex, sazı ve yayını alan saplı-menteşeli şık bir kutu içinde taşınmaktadır. Bilinen en eski büyük kemençe yapıcıları Büyük İzmitli, Vasil ve Baron’dur (adları –silinmemişse- tekne içindeki etikette veya kapak altında yazılıdır). Bu büyük isimlerden sonra gelen iyi kemençe yapıcıları ise Haldun Menemencioğlu (Haluk Recai), Reşat Uca ve İhsan Özgen’dir. Kemençevi veya Kemençeci olarak bilinen sazın en iyi icracılarını ise şu şekilde sıralıyabiliriz; Vasil, Tanburi Cemil, Nikolaki, Samiye Morkaya, Anastas, Sotiri, Mes’ud Cemil, Ruşen Kam, Hadiye Ötüken, Haluk Recai, Cüneyd Orhon ve İhsan Özgen. Sanatçıların görüş birliği halinde olduğu en iyi genç isimlerse Hasan Esen, Derya Türkan, ve Neva Özgen’le Furkan Bilgi’dir. (2 Ekim 1999)

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.