Kemal Batanay (1893-1981)

Kemal Batanay 1893 yılında İstanbul’un Fatih ilçesine bağlı Atikalipaşa’nın Hırka-i Şerif mahallesinde doğdu. Aslen Kayserili olan Mehmed Ziyaeddin Efendi ile Ayşe Hanım’ın oğludur. Ağa Mektebi’nde okuduktan sonra Fatih Rüştiyesi ile Vefa İdâdisi’ni bitirdi. Önce medrese derslerine devam etti; sonra İlâhiyat Fakültesi’ne kaydolarak bir yıl kadar okudu. Bu sıralarda Çanakkale Savaşı başladığından savaşa katıldı. Cephede hâfızlık, müezzinlik eder, yazı işlerine bakardı. Savaş bittikten sonra 1920-1926 yılları arasında “Şirket-i Hayriye”de, 1926-1958 yılları arasında da İstanbul Ticaret Odası’nda çalıştı. Buradan emekli olduktan sonra kendisini özel çalışmalarına verdi. 1971-1974 yılları arasında “Kubbealtı Enstitüsü”nde repertuar öğretmenliği yaptı. 1976 yılından ölümüne kadar ise Türk Mûsikisi Devlet Konservatuvarı’nda repertuar dersleri verdi. Son yıllarını hasta olarak geçirdi; 22 Haziran 1981 tarihinde İstanbul’da öldü.

İlk gençlik yıllarında hıfzını tamamlayan Kemal Batanay, “Câmi Dersleri” alan, dini kültürü yüksek bir kimseydi. Hat çalışmalarına bu yıllarda başladı. İlk hat hocası Hasan Efendi’dir. Bir süre “Medresetü’l-Hattatin” de öğrenim gördü. Talik yazıyı Sultanselim Câmii müezzini Hulûsi Efendi’den, celi yazıyı Hacı Ömer ve Hacı Kâmil Efendi’lerden, sülüs türünü de Mehmed Efendi’den öğrendi. “İcâzeti” talik yazıdandır. Ayrıca şiirle de uğraşırdı.

Mûsikide ilk hocası Kasımpaşa Piyale Câmii imamı şeyh Cemal Efendi’dir. Sonraları Galata Mevlevihânesi neyzenbaşısı Neyzen Emin Efendi (Yazıcı), Rauf Yekta Bey, Ahmed Irsoy’dan dini ve dindışı mûsiki ile usûl, makam ve nota dersleri aldı. Özellikle Rauf Yekta Bey’den on altı yıllık bir süre içinde mûsikimizin inceliklerini ve nazariyatını öğrenmeye çalıştı. Ahmed Avni Konuk ile Suphi Ezgi’den de yararlanmıştır. Sadeddin Arel’in cumartesi toplantılarına katılarak kültürünü ilerletti. Gençliğinde sesi güzeldi, sağlam bir uslûbla okurdu. Tanbur hocası Kadı Fuad Efendi, Refik Fersan ve Ömer Bey’dir.

Bir bestekâr olarak dini ve dindışı mahiyette hayli eser besteledi. Bunlardan nikriz makamından bir Mevlevi âyini, yine aynı makamdan sözleri Farsça olan Na’t-ı Mevlâna, mevlid, bir ağır semâi, yirmi yedi şarkı, beş ilâhi, üç peşrev,beş saz semâisi, üç beste, bir yürük semâi, bir türküsü biliniyor.

Kemal Batanay sanatkâr yetiştiren bir aileye mensuptur, heykeltıraş Zühdü Müridoğlu, Nureddin Ulueren yanı ailedendir. İlk esşi Müveddet Hanım’dan sonra 1953 yılında tanburi Naime Batanay’la evlendi. Ercüment Batanay sanatkârın oğludur.

Dr.M.Nazmi Özalp-Türk Musikisi Tarihi kitabından alınmıştır.

Evç İlâhi-Bağçe-i âlemi hoş bû ile doldur

Evcârâ-Bir hıyâbandır ki hasret kûy-i cânândan geçer

Evç-Bir dudak bükdün devirdin bâde-i gülgûnumu

Hisarbûselik Peşrev

Hisarbûselik Saz Semaisi

Nihavend-Bir gül gibi gür saçlarına bend olabilsem

Nikriz Âyin-i Şerif

Nikriz İlâhi-Devran içinde durdum

Nikriz Peşrev

Nikriz Saz Semaisi

Rast-Dil hanesi für nûr olur

Sabâ-Besmeleyle başlayalım gel söze

Sûzidil Saz Semaisi

Uşşak İlâhi-Canı dilden diyelim

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git