Enderûni Tahir Ağa ( ? -1830)

Hayatı hakkında bilgimizin sınırlı olduğu Tahir Ağa, Sultan I.Ahmed döneminde, takriben XVIII.yüzyıl ortalarında doğdu; XIX.yüzyılın ilk çeyreğinde 1830 yılına yakın bir tarihte yine İstanbul’da öldü. Genç yaşında Enderûn’un “Has Odası”na alınarak buradan yetişti. Kemençe icrâcısıydı; bu sazı sanat mûsikimizde kullandığı bilinen ilk sanatkârdır. Sultan III.Selim döneminden başlayarak Sultan II.Mahmud döneminde de Saray’da yapılan Küme fasıllarına katılırdı. Tanbur çalıdığı da ileri sürülüyor. Koruyucusu olan Ali Paşa’nın görevinden uzaklaştırılmasından sonra kendi isteği ile saraydan ayrıldı. Ölünceye kadar Yedikule dizdarlığı, yâni kale komutanlığı yaptı. Bu görevde iken öldü ve Yedikule mezarlığına defnedildi.

Tahir Ağa bir söz eseri bestekârıdır. Günümüze şarkı formunda on beş kadar eseri gelebilmiştir. Bu eserlerinde en çok Hicazkâr ve Sûznâk makamlarını kullanmıştır. Uslûbunda apaçık Mustafa Çavuş’un etkisi sezilir. Öğrenilmesi ve icrâsı kolay, kısa, oynak ve renkli eserlerdir. Büyük formlarda birkaç eseri vardır.

Dr.M.Nazmi Özalp-Türk Musikisi Tarihi kitabından alınmıştır.

Arazbar Buselik-Ey şeh-i nevres nihal-i gonca fem

Buselik-Sana ben gönlümü verdim

Buselik Aşiran-Sevdi dil bir

Hicazkâr-Ey gül tebessüm bilmez misin sen

Hicazkâr-Ey verdi rûyi al sana

Hicazkâr-Gizli sevdim can-ü dilden

Hicazkâr-Kim görse ol lâl-i mülü

Hicazkâr-Seyr eyleyip simin tenin

Nişaburek-Gülsün yaraşır gül sana

Suzinak-Nedir bu sendeki hâlet

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git