Kara İsmail Ağa (XVll. yy)

İsmail Ağa XVII.yüzyılın ikinci yarısından sonra Edirne Hasköy’ünde doğdu. Doğum tarihi kesin olarak belli değildir. Talik türü yazı yazmakta usta bir hattat olduğu için Tuhfe-i Hattatin’de kısa bilgi verilmiştir. Esad Efendi de sınırlı bilgi verir. Sesinin güzelliği çevresinin dikkâtini çekerek takriben yirmi yaşlarında önce Edirne Sarayı’na sonra Enderûn’a alındı. Eğitimini burada tamamlayarak hat sanatı ve mûsiki öğrendi. Saray teşkilâtının muhtelif basamaklarında görev aldı. “Lâle Devri” bestekârı olan İsmail Ağa bu dönemin sonuna
doğru İstabul’da öldü.

Keman ve ney çaldığı ileri sürülürse de bu konuda kesin bir belge yoktur. O daha çok hânende olarak tanınmış, sevilmiş, saraydaki mûsiki hareketlerine katılmış, döneminin anlayış ve esprisine uygun olarak güzel eserler bestelemiş bir sanatkârdır. Saz eserleri de bestelemiş olması bir mûsiki âleti kullanmış olabileceğini akla getirmektedir. Buna rağmen daha çok sözlü eserler bestekârıdır. Eski yazma güfte mecmualarında birçok eserinin sözleri kayıtlıdır. Ancak günümüze gelebilenlerin sayısı sınırlıdır. Sözlü eserlerin hepsi büyük beste formlarındandır. “Gönüller uğrusu bir yâr-i bi-amanım var” güfteli hüseyni nakış yürük semâisinin birinci ve ikinci mısraının melodileri, hüseyni makamını teşkil eden dizinin pest perdelerinden başlar, bunu iki melodik cümleden teşekkül eden terennüm bölümü takip eder. Bundan sonra üçüncü mısra ile miyâne geçilir. Buradaki melodi hüseyni makamını teşekkül ettiren dizinin tiz tarafına geçmiştir. Burada yapmış olduğu modülasyon (geçki) çok ustalıklıdır. Diğer tanınmış bir eseri Şehnâz makamında bestelemiş olduğu “Dem-i visâlde o şûha itâbı n’eylersin” güfteli yürük semâisidir.

Dr.M.Nazmi Özalp-Türk Musikisi Tarihi kitabından alınmıştır.

Arazbâr Saz Semaisi

Bûselik-Ne var bu mertebede ey şûhi aman

Hicaz-Dolanamam şem’ine pervâne gibi men senin

Hüseyni-Gönüller uğrusu bir yâri bir amanım var

Saba-Can feda lâhza-i nazzaresine

Saba-Cefaya ey bûti nevreste takatım var yok

Şehnaz-Dem-i visâl o şûha itâbı neylersin

Uşşak-Gâhı mi eder turrası damanını çide

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git