Osman Nihat Akın (1905-1959)

1905 yılında İstanbul, Bakırköy’de doğdu. Babası Çorlu eşrafından Osman Bey-zade Nihat Bey, annesi ünlü besteci ve edebiyatçı Ahmet Rasim Bey’in kızı Rasime Hanımdır. İstanbul İktisat Fakültesini bitirdi. Güzel Fransızca konuşurdu. İstanbul Maliye dairesinde tahakkuk memuru olarak başladığı resmi görevi, aynı dairede müfettişlik, Ankara’da TCDD Genel Müdürlüğü tercüme kalem şelfliği ve yayın müdürlüğü olarak devam etti. İstanbul Yüksek Denizcilik okulu ekonomi öğretmenliği son resmi görevidir.
Genel olarak makale, araştırma ve hatıra yazıları yazardı. Yazılarında “Neydede”, “Hafid-i Rasim”, “Delikli İğne” gibi takma adlar kullanırdı. Yazıları, sade ve akıcı idi. Kültür çevreleri onu dedesinin yerine koymuştur.
14 Ekim 1959 tarihinde akciğer kanserinden 54 yaşında öldü ve Karacaahmet mezarlığına defnedildi.
İlkokul yıllarında dedesinin çevresinde bulunan, çağının ünlü müzik üstatlarını tanıyıp dinleyerek müzikle tanıştı. Leon Hancıyan’dan nota,usul, okulundaki müzik öğretmeni Sabri Bey’den piyano öğrendi.
Leon Hancıyan’ın teşvikiyle Suzinak makamında “Ne müşkülmüş seni sevmek, sana yar olmak” dizesiyle başlayan ilk bestesini yaptı.
Birgün dedesi Ahmet Rasim Bey bir şeyler okumasını istemiş, Osman Nihat Akın da bu ilk bestesini okumuş. Dedesi bu eserin kimin olduğunu sorduğu zaman, kendi eseri olduğunu söylemeye cesaret edemeyerek Hacı Arif Bey’in olduğunu söylemiş. Ahmet Rasim de “Böyle bir eseri ancak o yapabilir.” demiş. Şarkısının beğenilmesinden yüreklenip gerçeği söyleyince, hiddetlenen dedesi “Seni yalancı düzenbaz! Böyle bir eseri meydana getirmek haddine mi düşmüş?” diyerek, besteciyi bastonuyla kovalamış.
Bestecinin kendine has tavrı ile gerçekten sanatkarane bir edası olan özellikleriyle belirginleşen, çoğu popüler olmuş, tanınmış icracılar tarafından plaklara okunmuş, otuz civarında eseri biliniyor. Biz de bulabildiğimiz kadar bu eserlerin notalarını veriyoruz.
Osman Nihat Alın’ın biraz şairliği de vardır. Eserlerinin bir bölümünün sözleri kendisine aittir. “Yine bu yıl ada sensiz içime hiç sinmedi” güfteli Nihavent şarkıyı, tarihçi-yazar Ahmet Refik Altınay’ın ölümü üzerine bestelemiştir.

Mustafa Bilgiç Türk Müziğimizi Araştırma ve Uygulama Derneği arşivinden alınmıştır.

Bazı eserlerinin notaları altta verilmiştir.

Hüzzam-Ahım gibi ah var mı acep ahlar içinde

Hüzzam-Bilmem bu gönülle ben nasıl yaşayacağım

Hüzzam-Sen arzu ettin bu ayrılık senden eserdir

Hüzzam-Sen küçükten böyle hoppa bi-vefâ

Hüzzam-Sevda ona yaklaşma yanarsın tutuşursun

Hüzzam-Seyre daldık gonca-i handanı bir ömür bitti

Kürdilihicazkâr-Akşam güneşi kalkmalı saçlara güller takmalı

Kürdilihicazkâr-Ben bir yuvasız kuş gibi

Kürdilihicazkâr-Girdim yârin bahçesine gül dibinde gül-i zâr

Kürdilihicazkâr-Gözümden gitmiyor bir dem hayâlin

Kürdilihicazkâr-Kaç yıl yüreğim sızladı ateşlere yandım

Kürdilihicazkâr-O güzel başını göğsüme koysan

Kürdilihicazkâr-Yaşlı gözlerimi kuruttum bu gece

Nihavend-Bir ihtimâl daha var o da ölmek mi dersin

Nihavend-Bir mey içeriz kalmasa santim kasamızda

Nihavend-Geçti hayâl içinde bunca yıl bir gün gibi

Nihavend-Göze mi geldim sen mi unuttun

Nihavend-Güzel bir göz beni attı bu derin sevdaya

Nihavend-Kalbimdeki son aşka inerken kara perde

Nihavend-Körfezdeki dalgın suya bir bak göreceksin

Nihavend-Sensiz geçen her gün gecelerden de siyahtır

Nihavend-Şu seven kalbim feyâdını duy bir gece olsun

Nihavend-Unutmak kabil mi seni ah ne mümkün

Nihavend-Yine bu yıl Ada sensiz içime hiç sinmedi

Sûzinâk-Cevrin yeter artık bu kadar olma sitemkâr

Sûzinâk-Ellere uzaktan bak bana yakın gel

Sûzinâk-Ne müşkülmüş sen sevmek sana yâr olmak

Şedaraban-Ne gecelerim gece ne günlerim gün oldu 1

Şedaraban-Ne gecelerim gece ne günlerim gün oldu 2

Şedaraban-Sensin gözümün nûru bahârı güneşi

Uşşak-Bir güneş bahtıma bir gün doğacaktır sanırım

 

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git