Zeki Arif Ataergin Eserleri

Bestekârlar, apayrı ses rengi ve okuyuş tavrı olan Müzeyyen Senar’la yeni bestelerini geçmekten oldukça büyük zevk alırlardı… Bu arada, gizli açık Müzeyyen’e aşık olan, ama bunu plâtonik olarak sürdüren; duygularını da bestelerine döken bestekârlar da vardır… Bunlardan biri de Zeki Arif Ataergin’dir.

Alâaddin Yavaşça, Zeki Arif Ataergin’in bestelediği meşhur şehnaz makamındaki şarkının hikayesini ise şöyle anlatır:

“Zeki Arif Ataergin’in Müzeyyen Senar’a olan aşkını bilmeyen yoktu. Bu tamamen ulvi veya diğer tabirle plâtonik aşktır. Hoca’dan bir çok kere, ‘Biz Müzeyyen kızımızla ancak mahşerde kavuşacağız’, dediğini duymuşumdur. Bunu çok iyi bilen Necati Tokyay oturur ve sırf bu aşkı ifade etmesi için bir güfte yazar;

“Beni ateşlere salan o kapkara siyah gözler
Beni çılgın gibi yakan o tatlı sözler, gülen yüzler
Hayatımda sana kanmak nasip olmaz ise eğer
Kapansın, perde çekilsin, cihan sensiz hiçe değer”

Hoca’ya, ‘Bunu sizin için yazdım’ der. O da, ‘Bu benim sultanıma vereceğim en büyük hediyedir’diyerek besteler ve ertesi hafta nota kağıtlarıyla yine Müzeyyen Senar’ın kapısını çalar.(…) Olayın perde arkasını ise ben ancak çok sonraları Necati Tokyay’dan öğrendim.

Kaynak: Sermet Sami Uysal- Baki kalan bu kubbede

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git