Bestenigâr Ziya Bey (1877-1923)

Musiki tarihimizde Üsküdarlı Ziya Bey, Bestenigar Ziya Bey, Hoca Ziya Bey, Hanende Ziya Bey gibi isimlerle tanınır. Ziya Bey, 1877 İstanbul’un Üsküdar semtinde doğdu. Ünlü mûsikişinaslardan Behlül Efendi’nin yeğenidir. İlkokul ve rüştiyeyi bitirdikten sonra Harbiye Nezareti’nde memuriyet hayatına atıldı; 1916 yılında buradan emekli oldu. Bundan sonra kendisini tamamen mûsiki çalışmalarına verdi. Yıllarca çeşitli mûsiki çevrelerinde çalıştıktan sonra, bir mûsiki okulu açması için Mersin’e davet edildi; 1923 yılında Mersin’de öldü. Ziya Bey’in sesinin güzelliği çok küçük yaşlarında dikkatleri çekmişti. Dayısı Behlül Efendi’nin çevresinde bulunan ünlü ses ustalarını dinleyerek üstün bir mûsiki zevki elde ettiği gibi, bu büyük hanendeleri yakından tanımış oldu. Kısa sürede güçlü hanendeliği, repertavurının zenginliği, derin mûsiki bilgisi ile üne kavuştu. O zamanki kalburüstü ses ve saz sanatkârlarının arasında yer aldı. Özel mûsiki okullarında, konak ve saraylarda hocalık etti; “Hoca” olarak bilindi. “Şark Mûsiki Cemiyeti, Üsküdar Mûsiki Cemiyeti” gibi özel öğrenim kuruluşlarında uzun yıllar öğretmenlik yaptı. Darülelhan’ın öğretim kadrosunda görev aldı. Bugünkü anlayış içinde korolar yönetti. Çok öğrenci yetiştirdi. En tanınmış olanlarından Münir Nureddin Selçuk ile Selahaddin Pınar sayılabilir. O dönemden yetişip de Hoca Ziya Bey’den ders almış olan pek çok sanatkâr vardır.

Hoca Ziya Bey geleneksel ses icramızın bir takipçisi ve ustasıydı. Eski uslûbu devam ettirmekle birlikte, buna kendi anlayış ve yorumunu katarak bir “Ekol” yaratmıştı. Hanende Nedim Bey’le başlayan, hanende Hüsameddin Bey’le devam eden bu yolun son ustasıydı. Bu uslûbu hocasından devralan Münir Nureddin Selçuk, kendinden sonra gelen ses sanatkârlarına aktardı. Bestenigâr makamını çok sever, bu makamdan yüzlerce eser bilirdi. Bu yüzden bu makamın adı kendisine sıfat olarak verilmiştir. Bir bestekâr olarak on kadar eser besteledi. Mûsikimizde onun asıl önemi bestekârlığından çok hanendeliği ve öğretmenliğindedir.

Dr.M.Nazmi Özalp-Türk Musikisi Tarihi kitabından alınmıştır.

Evç-Aşkınla gönül bülbülü

Ferahnâk-Dil ararken  buldu sevdi seni

Irak-Derd-i hicrinle bütün âvâreler

Müstear-Bilmem ne füsun etti ki sevdâlı sesiyle

Müstear-Sûzi-i aşkı sorma benden gözlerimden bellidir

Tâhirbûselik-Cân gelir feyz-i visâlinle dil-i mecrûhuma

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git