Udi Ekrem Bey (1876-1934)

Ekrem Bey’in doğum tarihi Türk Mûsikisi Ansiklopedisi ile Yirminci Yüzyıl Türk Mûsikisi adındaki eserlerde 1879, yakın akrabası Sermed Muhtar Alus’a göre ise 1876 (H.1293) olarak gösteriliyor. Fatih’te doğan Ekrem Bey’in babası “Rusûmât Emaneti” kâtiplerinden Hulusi Efendi’dir. İlk ve orta öğreniminden sonra Maliye Nezareti’nde memuriyete başladı. Spora merak ederek Sultan Hamid’in canbazbaşısı Çerkes Rıza Bey’e çırak oldu. İyi huylu, terbiyeli, maddiyata değer vermeyen, rindmeşrep bir kimse olan Ekrem Bey’e annesinin babasından önemli bir miras kalmış, bunu da kısa sürede tüketmişti. Çok genç bir yaşta Hoşsada’ya göre 1932, Mustafa Rona’ya göre 1934, Sermed Muhtar Alus’a göre ise 1920’lerde öldü; Edirnekapısı mezarlığına gömüldü. Çekingen tabiatlı bir kimse olduğunu, saz ve söz meclislerine katılmadığını, Kanlıca’da oturan kızkardeşi Münevver Hanım’ın yanlısına devam ettiğini, iyi ud çaldığını Ruşen Kam anlatırdı.

Mûsiki çalışmalarına Şamlı Selim’den ud öğrenerek başladı. Muallim İsmail Hakkı Bey’in derslerine devam ederek klâsik repertuvarımızı elde etti. Manol’un yaptığı udlardan başka ud kullanmazdı. İsteyene ders vermiş, on on iki şarkı bestelemiştir. Eserlerinin bir bölümü de unutulmuştur.

Dr.M.Nazmi Özalp-Türk Musikisi Tarihi kitabından alınmıştır.

Beyâtiaraban-Renc-i hâtır vermesin feryâdı efgânlar sana

Dilkeşhâveran-Dil-i şûride  hayfâ yâre yâr âğyâre mâildir

Kürdilihicazkâr-Gönlümü başka emellerle avutsaydım

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git