Şeyh Edhem Efendi (1860-1934)

Edhem Efendi 1860 yılında Fatih’te, Çarşamba semtinin Hoca Hayreddin mahallesinde doğdu. Kadı İsmail Efendi’nin oğludur. Hâfızpaşa İlkokulunda okuduğu sıralarda babası öldü. Babasız kalınca “Darüleytam”a bağlı Bahriye Haddehânesi’ne yazıldı. Şeyhülislâm Kara Halil Efendi’nin aracılığı ile Muzika-i Humayûn’a girdi. Buradan ayrıldıktan sonra Defter-i Hakani ve Bahriye Nezareti katipli yaptı. Hoşsada’da belirtildiğine göre hacca gidisinde Medineye de uğradı ve orada ilk kez Türkçe Mevlid okudu. Sarıgüzel’de Fındıkoğlu sokağındaki evinde otururdu. 1918 Fatih yangınında evi yanınca bir süre tekkede oturmasına izin verildi. Kadiriyye tarikatına mensuptu; resmi görevinden emekli olduktan sonra çeşitli tekkelere devam etti. Tekkeler kapatılıncaya kadar Çarşamba’daki Kefeli Tekkesi şeyhliğinde bulundu. 1934 yılında öldü.

Mûsikide hocası bilinmiyor; herhalde o da bir çok mûsikişinasımızda olduğu gibi çağının ünlü ustalarından bu sanatın inceliklerini öğrendi. Emekli olduktan sonra kendisini tamamen mûsiki ve ibâdete veren Edhem Efendi, Fatih’te Hâfızpaşa Kıraathânesi’nin karşısındaki bir odada , daha sonra evinde meraklı gençlere mûsiki öğretirdi. Bu dersler tekkelerin kapatılmasına kadar devam etti. Neyzen Süleyman Ergüner, Hâfız Sami, Hâfız Celâl başlıca öğrencileridir. 1890 yılında yayınladığı “Bergüzar-ı Edhem ya da Tâlim-i Usûl-i Mûsiki” adındaki eserinde yüz yetmiş bestesinin sözlerini vermiştir. Bu eser için Muallim Naci ile Hacı Faik Bey övücü yazılar yazmışlardır.

Bestekârlığa 1878 yılında, nihavend makamında bestelediği “Gönlüm yine bir ateş-i hicrana dolaştı” güfteli şarkısı ile başladı. Pek çok eser besteledi ise de, zamanında notaya alınmadığı için çoğu unutuldu. Bir söz eseri bestekârıydı. Dini ve dindışı alanda ortaya koyduğu eserler sağlam, geleneklere bağlı, duygulu ve güzel eserlerdir. Çağının mûsikişinaslarıyla, özellikle Şevki Bey ile yakın dosttu. Onun ölümü üzerine iki şarkı bestelemiştir. Üç ilâhi, bir beste, bir aksak semâi, üç yürük semâi, bir köçekçe, yüz elli şarkı olmak üzere şimdilik yüz altmış kadar eseri biliniyor.

Herkes tarafından sevilen, sayılan, alçak gönüllü, sözü sohbeti yerinde bir kimseydi. Edhem Efendi’ni beş çocuğu olmuştur.

Dr.M.Nazmi Özalp-Türk Musikisi Tarihi kitabından alınmıştır.

Evç-Ey Hudâ’nın sevgili mahbûbu ey Fahr-i cihân

Ferahfeza-Nazenin bu ömrümüz bir göz yumup açmış gibi

Ferahnâk-Şevka mahrum kıldın artık tab-ı  mahzûnânemi

Hicaz-Nabzım ele almakta tabib çare ne söyle

Hicazkâr-Bir çaresi yok illet imiş illeti aşkın

Hicazkâr-İncitme beni şûh-i şenim gel siteminle

Hüseyni-Adil ü fâsık u fâcir fakirim ya Resulallah

Hüzzam-Bahar oldu beyim evde durulmaz

Hüzzam-Çeşmi âhûlerinin hatırası tâ ezeli

Hüzzam İlâhi

Kürdilihicazkâr-Yeşillendi yine ey dil çemenler

Nihavend-Gönlüm yine bir ateş-i hicrâne dolaştı

Nihavend-İhfiâlim tâli i na-sâzedir

Sûzidil-Hayali gitmiyor aslâ gözümden

Suzinâk-Ali lü âsi vû  fâsık gedâyım yâ  Resulallah

Uşşak-Bir nigâh et bana çeşmânına hayrân olayım

Uşşak-Ey ciğerpârem enisim gam-güsârım lânede

Uşşak İlâhi

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git