Esendere Kültür ve Sanat Derneği

Tanburi Ali Efendi (1836-1902)

28.06.2017
5.170
Tanburi Ali Efendi (1836-1902)

Tanburî Ali Efendi,1836 yılında Midilli adasında doğdu.”Enisefendi-zâdeler”den olup Hâfız Bekir Efendi’nin oğludur.İlkokula başlamadan önce “hâfız” oldu.Zaten ailesinde “hâfızlık” bir gelenek halindeydi.İlk gençlik yıllarında bir kıza gönlünü kaptırmış,ailesinin bütün ısrarlarına rağmen kızı vermemişler. Buna çok üzülen ve bir izzetinefis meselesi yapan Ali Efendi onyedi-onsekiz yaşlarında İstanbul’a gelmiş,Türk Mûsikîsi böylece usta bir mûsikîşinas kazanmış oldu.
İstanbul’da düzenli bir medrese öğrenimi gördükten ve bilgisini ilerlettikten sonra mûsikî çalışmalarına başladı.Tanbur çalmadaki virtüozitesi ,sesinin güzelliği,dinî konulara vukûfu ve okuyuş uslûbunun asaleti nedeni ile Sultan Aziz zamanında saraya alınarak müezzinliğe,daha sonra “Kudüs Pâyesi”verilerek ikinci imamlığa getirildi;1862 yılına kadar bu görevinde kaldı.

Bu hizmeti yirmiüç yıl kadar sürmüştür.Sultan II.Abdülhamid’in tahta geçişinden sonra, 1885’te bilmediğimiz bir sebeple İzmir’e nakletmiş,bir süre Manisa’da oturmuşsa da,sonradan İzmir’e yerleşmiş ve aynı şehirde onyedi yıl yaşadıktan sonra altmışaltı yaşında ve 1902 yılında ölmüştür.

İzmir’de bulunduğu yıllarda bir mûsikî çevresinin oluşmasına çalışmış, Mevlevihâne mensupları ve tanınmış mûsikîşinas Santo Şikari ile mûsikî toplantıları yapmış,öğrenci yetiştirmiştir. Rakım Elkutlu bu yıllarda kendisinden ders almıştır. Hüseyin Mayadağ’ın anılarından öğrendiğimize göre,ölümünden bir hafta önce Rakım Hoca ve bir başka öğrencisi ziyaretine gitmişler. Bir süre oturduktan sonra Ali Efendi,evinin penceresinden gözüken mezarlığı göstererek, “Beni şu köşeye gömün; cemaat dağıldıktan sonra mezarımın başında Sûzidil Ağır Semâi’yi okuyun”diye vasiyet etmiş. Rakım Hoca o zamanlar mezarının yerini biliyormuş. Sonraları çeşitli ihmaller nedeni ile unutulmuş,yapılan araştırmalara rağmen mezarının yeri bulunamamıştır.

Gençliğinde Ali Efendi’den tanbur dersi alan Ferid Kam, onun hakkında oğlu Ruşen Kam’a bazı hatıralarını anlatmış.Ruşen Kam’ın anlattığına göre kısa boylu,hafif şişmanca,tıknaz tipli,mavi gözlü,yüzü çilli ve çiçek bozuğu imiş.

Terbiyeli,sözü-sohbeti dinlenir,bilgili ve alçak gönüllü bir kimseymiş.Güzel yemeklerden hoşlanır,içki kullanmazmış.Yeni yetişen mûsikî heveslilerini kırmaz,tanbur çalması ya da okuması istense nazlanmazmış.

Ali Efendi mûsikî derslerini Enderûni Lâtif Ağa,Yenikapı Mevlevihânesi şeyhi Selahaddin Dede, Kanunî Rıza Efendi ile Sütlüceli Asım Efendi’den aldı.

Tanbur’u ise Küçük Osman Bey’den öğrendi. Öğrendiklerini kendi kabiliyet ve sanat anlayışının süzgecinden geçirerek klâsik Tanbur icrâsının büyük ustalarından biri oldu. Bu büyük usta Aksaray’da,Tanburî Cemil Bey’in amcası Mahmud Bey’in de bulunduğu bir mecliste,daha delikanlılık çağında olan Cemil Bey’i dinledikten ve titreyen elleri ile yüzünü okşadıktan sonra ,

“Evlâdım,bunca senedir bu sazı biraz çalardım; eh! Şöyle böyle biraz yendik de sanırdım.Şimdi seni dinledikten sonra bir daha tanburu elime almayacağım”diyebilmiştir. Eski tanbur icrâsını Cemil Bey’e öğreten de Ali Efendi’dir. İstanbul’un mûsikîsever çevrelerinde çok takdir edilen üstada, Prens Halim Paşa tekkesi düz bir tanbur hediye etmiştir. Mûsikîmizin geleneksel icrâsını iyi bilen, repertuarı geniş,mûsikî kültürü zengin bir hanende olan Ali Efendi etkili bir sesle ve çok güzel bir uslûbla okurmuş.

Bir bestekâr olarak “mûsikîmizin en içli bestekârlarından biridir.Bestelemiş olduğu klâsik şekildeki eserleri ve şarkıları ile samimi bir lirizmin heyecanlarını,coşkunluklarını seslendirmiş olan bu değerli bestekârımız,mûsikîmizin klâsik kaide ve gelenekleri içinde yetişmiş ve bizlere birbirinden güzel eserler bırakmıştır.Bir aşk macerasının mahsûlü olan sûzidil makamındaki beste ve semâi’leri,gerçekten yanan bir gönlün kıvılcım ve alevleri ile örülmüş gibidir. Zaten sûzidil makamı gerek kelime,gerek melodik karakteri bakımından yanan bir gönlün sıcaklığını seslendirmeye en uygun makamlardan biridir..

Nota bilmediği için eserlerini oğlu Tanburî Aziz Mahmud Bey notaya almışsa da,bu koleksiyon Aksaray yangınında yanmış,sonra yeniden derlenmiştir.Kayıp eseri azdır ve günümüze yüz on eseri gelmiştir.Çok seri beste yapabilen velûd bestekârdır; meselâ sûzidil makamındaki takımını bir Ramazan ayı boyunca bestelediği söylenir. Murabba,ağır semâi,yürük semâi,şarkı ve dinî mûsikî formlarının her türünde eser bestelemiştir. Klâsik okulun bütün geleneklerine bağlı olmasına rağmen, eserlerinde bazı yeni buluş ve heyecanların izleri dikkati çeker. Şarkılarında genellikle Hacı Ârif Bey’in etkisi olduğu kabul edilir.

Dr.M.Nazmi Özalp- Türk Musikisi Tarihi kitabından alınmıştır.

Nihavend Ben Asik Oldum Bir Gule

Huseyni Simsiri Nigahinla Vuruldum

Sipihr Dustum Yine Sevdasina Bir Taze Civanim

Suzidil Bilmedik Yari Ki Bizden Bu Kadar Gafil Imis

Huseyni Senden Bilirim Yok Bana Bir Faide Ey Gul

Muhayyerzirgule Mecnun Isidup Derdim Daglara Dustu

Hicaz Samur Saclim Nazik Edalim

Sipihr Murg I Evc I Uzletin Kevn U Mekan Aglar Bana

Ussak Pertevi Husnun Salarken Dehre Tab

Suzidil Saz Semaisi

Nihavend Bilmem Ani Ben Gelmedi Misli Bu Diyare

Sipihr Kana Kana Icelim Mey Kanalim Sahbadan

Ussak Tifl I Nazim Meclis I Rindane Gel

Evcara Bir Suha Gonul Asik Olup Derbeder Oldu

Ussak Benim Yarim Guzeller Serveri

Segah Suzisi Ask Eyledi Bagrim Kebab

Rast Beni Aska Salan Yare

Neveser Sayd Eyledi Bu Gonlumu Bir Gozleri Ahu

Karcigar Sivene Yok Soz Guzelsin

Nisabur Renci Hatir Vermesin Feryad U Efganlar Sana

Evc Ben Aglar Idim Her Gece Ol Yarim Uyurdu

Nihavend Eyledi Meysiz Bu Seb Ussaki Zari

Ussak Asiktan Etme Cana Hicabi

Sipihr Derman Aramam Derdime Gozyasim Silemem

Nisabur Yanar Ol Derdile Gonlum Ki Yanar Ah Idemez

Suzinak Dili Mahzunumu Sad Eyle Birgun

Ferahfeza Nevruzu Bahar Oldu Yine Ey Guli Handan

Suzidil Pesrev

Huzzam Tersa Guzeli Gerdene Zunnarini Takti

Huseyni Ey Turbe I Mesude Eya Cayi Mukaddes

Suzinak Asik Oldum Sana Ey Gonca Dehen

Evc Hicrinle Gozumden Acaba Kan Mi Bosandi

Saba Sabah Oldu Gonuller Oldu Mesrur

Hicaz Hasret Odu Yakti Cigerim

Yegah Ruhlerin Ey Gonce Leb Verdi Mutarramidir

Karcigar Bir Taraftan Asiki Derdi Gami Yar Agladir

Sipihr Acil Ey Gonca Leb Nur Eylesin

Suzinak Revami Ey Peri Gulmek

Suzidil Her Bir Bakisinda Nese Buldum

Nihavend Bilmezdim Ozum Gamzene Meftun Imisim Ben

Evc Ah Eder Inler Gonul Ol Turra I Seb Gun Icin

Nihavend Sevdim Yine Bir Suh I Dilara Pek Ilerde

Hicazkar Evvel Goruste Ey Suh I Gulten

Suzidil Yikildi Darb I Sitemden Harab Olan Gonlum

Huseyni Istiyakin Hadden Efzun Oldu Gel

Evc Suzi Firkat Sinemi Daglar Benim

Hicaz Cemiyyeti Dil Koymadi Mestane Nigahin

Rast Ya Men Yuhibbu Eninel Abdi Finnedemi

Rast Anlatayim Derdimi Dildare Ben

Rast Geldi Eyyam I Bahar Oldu Safalar Asikar

Ussak Ask Oduna Yandi Gonul Hey

Suzidil Ceyyun Arayan Dide I Giryanimi Gorsun

Suzidil Yandikca Oldu Suzan Kalbi Serer Fesanim

Nihavend Gelin Kizlar Tiyatroda Hora Tepelim

Muhayyersunbule Oyle Sermestem Ki Idrak Etmezem Dunya Nedir

Huzzam Beli Ince Yuz Peceli

Sipihr Yine Bu Gece Cikardim Sipihre Nalenimi Ben

Rast Milk I Dil Hukmeyle Sultanim Senin

Sipihr Merdum I Dideme Bilmem Ne Fusun Etti Felek

Evc Soylemem Derdimİ Hem Derdim Olan Ah A Bile

Sevkefza Nesesi Hatira Geldi Nigeh I Dilberinin

Suzidil Kani Yad I Lebinle Hun I Dil Nus Ettigim Demler

Sipihr Kuse I Gamda Nisinim Seni Sevdim

Suzinak Ey Hilali Ebru Kamer Talat Nigar I Dilsitan

Huseyni Nice Bir Hasret I Canana Tahammul Edeyim

Karcigar Pesrev

Ussak Yok Dilde Tahammul Elem I Firkate Artik

Muhayyerzirgule Kemal Husnu Veripdir Serab I Nab Sana

Muhayyer Feryada Ne Hacet Yuru Bend Eyle Dehanin

Segah Dil Harab I Askinim Sensin Sebep Berbadima

Huzzam Oldu Bu Ufdadenin Her Kari Guc

Nisabur Kan Aglamaz Mi Didesi Suride Bulbulun

Nisabur Ben Degil Meftun I Husnun Muptela Alem Sana

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.