Ali Rıza Şengel (1880-1953)

Ali Rıza Şengel 1880 yılında İstanbul’un Eyup semtinde doğdu. Bu sebeple eski kaynaklarda hakkında Eyyubi Ali Rıza Bey olarak söz edilir. Babası Mehmed Efendi de mûsikişinastı ve evinde mûsiki toplantıları yapardı. Şeyh Mesud Efendi’nin yeğeni, İsmail Hakkı Bey’in bacanağıdır. İsmail Hakkı Bey’den Batı notası, solfej ve nazariyat öğrendi. Daha onbeş yaşlarında makam ve usûllerimizi biliyordu. Biraz ud ve keman çalmasını da öğrenmişti. Çok iyi bir hanende olacağı, on altı yaşında iken “Donanma Cemiyeti” adına düzenlenen bir
müsamerede sahneye çıkmasiyle anlaşılmıştı.

Dini bilgisini ilerlettikten sonra Rifâiyye tarikatına girdi; hem bu dergâhta hem de Kadiriyye tekkelerinde zâkirlik yapardı. Dini mûsiki hocası şeyh Raşid Efendi’dir. Tanınmış bir mûsikişinas olduktan sonra İstanbul Konservatuvarı icrâ heyeti şefliği ile İstanbul Türk Mûsikisi Yüksek Sanatkârlar Cemiyeti icrâ heyeti şefliği yaptı. Bu heyetlerde pek çok konserler yönetti. Ayrıca Mûsiki-i Osmani Cemiyeti’nin Eyup şubesinde, evlerde, özel meşkhânelerde hocalık ederdi. En tanınmış öğrencisi Hâfız Hüseyni Tolan’dır.

İyi nota bildiği için zâkirlik yaptığı tekkelerde, özellikle ilâhileri 1906’dan başlayarak notaya alarak büyük bir koleksiyon yaptı. Türk Mûsikisi Ansiklopedisi’nde bu koleksiyonun ölümünden sonra H.Sadeddin Arel’e satılmış olduğuna değiniliyor. Oysa Kubbealtı Enstitüsü yayınlarında “İlâhiler” serisinin üçüncü cildinin önsözünde, iki defter halinde olan bu koleksiyonun birinci defterinin Şengel’in bacağı olan Selâhaddin Gürer’de, ikinci defterin ise Hâfız Hüseyin Tolan’ın varislerinde olduğu, bazı ilâhilerin üzerine “ Tasnif heyetine verildi” notunun düşürüldüğü belirtiliyor. Buna göre bu koleksiyon Arel kütüphânesinde değildir. Din dışı mûsiki eserler koleksiyonu ise öğrencisi Hüseyin Tolan’a vermiştir.

Ali Rıza Şengel Şehnaz-kürdi ve Tahir-kürdi makamlarını düzenleyerek bu makamlardan eserler besteledi. Şehnâz-hâveran makamını canlandırdı. Eserlerinin sayısı Mustafa Rona’ya göre bin’e yaklaşmıştır. Dini ve dindışı mûsiki eseri olarak ilâhi, peşrev, longa, beste, semâi, şarkı olmak üzere yüz altmış kadar eseri biliniyor. Uzun yıllar İstanbul Opereti’nde çalpara (çarpâre) çaldığını Ruşen Kam’dan işitmiştim. Eski yıllarda İstanbul ve Ankara radyolarında da çalışmıştır.

30 Eylül 1953 tarihinde İstanbul’da öldü ve Merkezefendi mezarlığına defnedildi.

Dr.M.Nazmi Özalp-Türk Musikisi Tarihi kitabından alınmıştır.

Acem-Sensin ey fahr-i dü âlem kâinatın rehberi

Acemaşiran İlâhi-Ben bilmez idim gizli ayân hep sen imişsin

Acemaşiran-Derdmendin mücrimim dermâna geldim yâ Resûl

Arazbâr-Dil verüp oldum müptelâ

Beyâti İlâhi-Âlem-i ervâhta oldum ehl-i beyte has gedâ

Beyâti İlâhi-Mecnûn’a sordular Leyla nic’oldu

Beyâti Ramazan-ı Şerif İlâhisi

Beyâtiaraban-Azmi gülzâr eyle bülbül

Beyatiaraban-Bir çifte benli bir şûhi rânâ

Beyâtiaraban-Dilizâre dilerse ol melek

Beyâtiaraban-Sâkıya şevki rûyinle çakalım ah

Beyâtiaraban-Yâr bağında gönül çeken bülbülün

Bestenigâr Saz Semaisi

Canfeza-Ah eden kimdir bu saat kuytuda

Canfeza-Bir nazarın ederken beni ihyâya kifâyet

Canfeza-Ey peri üftâdene  hergün bu düşnâmın nedir

Canfeza Peşrev

Canfeza Saz Semaisi

Canfeza-Sevdiğim başın için lûtfeyle bak feryâdıma

Canfeza-Sevgin o kadar ruhumu sarmış ki derinden

Canfeza-Şem’i hüsnün rûyine pervaneyim

Çargâh-Çün doğup tutup cihan yüzünü hüsnün güneşi

Evç-Hazreti Hakk’ın habibi sevgili bir tanesi

Evç-Şad olur ümmet Muhammed geldiğinde Ramazan

Ferahfezâ-Bu şeb mahrumu hâb oldum

Ferahfezâ-Yaktı canı bezmi aşkın

Ferahnâk-Çok şükürler olsun Gani Mevla’ya

Gerdâniye-Âşık-ı yezdân der Allah Allah

Gülizâr-Ey garip bülbül diyârın kandedir

Hicaz-Ey bülbül-i şeydâ yine efgâna mı geldin

Hicaz-Sana ey şah-ı rusül uymayanın bitmez işi

Hüseynibûselik-El cân ü dil peygambere aşık isen

Hüseyni-Canım kurban olsun senin yoluna

Hüseyni-Eski ordu marşı(Ceddin Deden)

Hüseyni-İmanlı genç (Mehter Marşı)

Hüseyniaşiran-Ey hüdâ ben eylerim çok masivâya iltifât

Hüzzam-Gönlüm gibi yan ateş-i aşk içre kebâb ol

Hüzzam-Nakkaşımız bize ezel bi-levn  ü renk yazıp dürür

Hüzzam-Taştı rahmet deryâsı

Isfahan-Kim gördü böyle nev eda

Isfahan Ramazan-ı Şerif İlâhisi

Isfahan-Sordum sarı çiçeğe

Mahur-Çün doğup tuttu cihan

Mahur-Durman yanalım ateş-i aşka

Nihavend-Cenâbındır şeh-i pâkize-meşrev yâ Resulallah

Nikriz-Dervişlik baştadır tacda değil

Nikriz-Güneş  gibi eğerci serseriyem

Rahatülervah-Durmaz yanar vücudum

Rahatülervah-Kusurum hadden aşmıştır

Rahatülervah-Nideyim sabr edebilsem

Rahatülervah-Pak eyle gönül çeşmesini

Rahatülervah-Varımı ben aşka verdim

Rast-Derd-mendim mücrimim dermâne geldim

Rastıcedid-Davet etti kûyine çün ki bizi şâhımız

Rastıcedid-Herkes için bu dünya

Rehâvi-Hakkı aşıkı olanların dâim işi tevhid olur

Rehâvi-Her ne kim kişi görürse ol ona mâbud olur

Sabâzemzeme-Merhaba ey mâh-ı enver çok özledik biz seni

Segâh-Es-selâm ey sâlik-i

Sultaniyegâh-Vücudundur cihânı halka bâdi yâ Resulallah

Suzinâk-Altınordu himmetinle kurtuldu

Suzinâk-Benimdir cümle isyan ü kabahat yâ Resulallah

Suzinâk-Ah çün doğup tuttu cihan yüzünü

Suzinâk-Ey semi’u Hayyül Kayyüm ü Hakim

Suzinâk-Yandı bu gönül şem-i füruzân-ı Ali’den

Şedaraban-Mest-ü hayrânım zâr ü giryânım

Şehnazhaveran-Ağlatma yeter ey sebeb-i âhım olan yâr

Şehnazhaveran-İhtişamın hâle olsun

Şehnazhaveran-Kuşe-i gamda nişinim seni sevdim seveli

Şehnazhaveran Peşrev

Şehnazhaveran Saz Semaisi

Şevkefza-Yok tahammül dilde şimdi

Uşşak-Adım adım ileri

Uşşak-Aydan güzelsin pek de dilbersin

Uşşak-Dilber yarin cilvesi yaktı beni gülmesi

Uşşak-Ey dervişler ey kardeşler

Uşşak-Her günümüz bezmi tarab

Yegâh-Dünyaya gönül verme ki virân olacaktır

Zâvil-Ey Hakk’a vuslat isteyen

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git