Esendere Kültür ve Sanat Derneği

Bekir Sıtkı Sezgin (1936-1996)

29.06.2017
6.297
Bekir Sıtkı Sezgin (1936-1996)

Bekir Sıtkı Sezgin 1 Temmuz 1936 tarihinde İstanbul’un Şehremini semtinde doğdu. Babası Hafız Hüseyin Efendi (1899-1999) Kadiriye’den şeyh Sıtkı Necmeddin Efendi’nin halifelerindendir; annesinin adı ise Feride’dir. İlkokula 1942 yılında başladı. Lisede okurken babasının teşviki ile parlak bir sınavdan sonra İstanbul Konservatuarına girdi, buradan mezun oldu. Askerlik hizmetini 1956’da Denizli’de tamamladıktan sonra 1958 yılında İzmir’e yerleşti. 1959 yılında İzmir Radyosu’nun açtığı sınavı kazanarak “yetişmiş sanatkar” olarak göreve başladı. Aynı yıl içinde solist, üçüncü bir sınavla “birinci sınıf ses sanakarı” ünvanını aldı. 1967 yılından itibaren aynı kuruluşta stajyer sanatkarlara öğretmenlik yaptı. 1973’de İzmir Radyosu “Klasik Korosu” şefliğine getirildi.1976 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Musikisi Konservatuarı öğretim üyesi oldu. Yine aynı tarihlerden başlayarak İstanbul Radyosu ses sanatkarlığını “Küçük Koro” şefliğini, TRT Merkez Denetleme Kurullu üyeliğini birlikte yürüttü. TRT Kurumu’nda emekli oluş tarihi 1980’dir. 1971-1983 yılları arasında çeşitli Avrupa ülkelerinde dini ve dindışı musikimizle ilgili konserler verdi. Evli olan sanatkarın iki erkek, bir kız çocuğu vardır. 10 Eylül 1996 tarihinde bir kalp krizi sonucu vefat eden Sezgin, ertesi gün Karacaahmet Mezarlığı’nda toprağa verildi.

Bekir Sıtkı Sezgin musiki ile ciddi olarak ilgili, dini kültürü yüksek bir aileye mensuptur. Sesi çok güzel olan babası Hüseyin Efendi, Hafız Hasan Akkuş, Fatih Camii imamı Ahmet Rasim Efendi (Flipeli Arap Hafız), Hafız Ahmet Efendi, Hafız Saadeddin efendilerden ders alarak musiki öğrenmişti. Annesinin de sesi güzeldi ve ud çalardı. Anneannesinden dindışı eserler meşk etmişti. Ailede olan bu güzel ses Bekir Sıtkı’ya intikal etmiş, çocukluktaki yeteneği ilk babası fark etmişti. Daha üç dört yaşlarında babası ile dolaşırken onu evlerinin yakınındaki bir kahveye sürükler, kahveci tarafından gramofonun yanındaki bir sandalyeye oturtulur, hiç sesini çıkarmadan saatlerce plak dinlerdi.

Üç buçuk yaşında hıfza başladı; beş yaşında tamamladı. Ortaokulun son sınıfına kadar özel musiki öğrenimi, dini musikimizin her formuna ait eserlerin meşki ile devam etti. Böylece bu sanatın pratik yönleri hakkında az çok bilgi sahibi oldu. Bu dersleri yeterli bulmayan babası mevlidhan hafız Mecid Sesigür ile Laleli Camii başmüezzini hafız Numan’dan , Nuruosmaniye Camii imamı hafız Hasan Efendi’den na’t, mevlid ezan, talim, mahrec-i huruf dersleri aldırttı. Sonunda “Bu zamana kadar sana musikiyi pratik olarak öğrettik. Şimdi ilmi yönden öğrenim görmenin zamanı geldi. Haydi bakalım konservatuarın imtahanına gir; muhakkak ki en iyi derece ile kazanacaksın” sözleri onun sınava girmesini sağlamıştı Bu nedenle Bekir Sıtkı babası için, “Hasılı babam benim hem sebebi hayatım, hem öğretmenim, hem mürebbim, hem de arkadaşım olmuştur” diyor.

Bu dersler devam ederken, annesinden de dindışı eserler öğreniyordu. Toplum içinde ilk musiki icrası denemesini dokuz yaşında iken mevlid’in “Tevhid Bahrı”nı okuyarak yaptı. Aile ve dost meclislerinde bildiği eserleri okuyarak takdir edilirdi. Konsevatuarda öğrendiği eserlerin ağırlık noktasını dindışı eserler teşkil ediyordu. İzmir’de 1959 yılından başlayarak zakirbaşı İlhami, Manisalı Hafız Ahmet, mübaşir Kemal, Hafız İsmail’den bilmediği klasik eserler;durak, tevşih, tavır ve uslub öğrendi. Musiki öğrenmek ve öğretmek konusunda şu haklı görüşlere yer veriyor: “…Eğer insan en iyi ses ustalarını, en iyi yorumcu ve icracılarını dinler ve onlara hizmet ederse, ancak o zaman Türk Musikisinin makamalarla ilgili yapısını, perdelerini iyi analayıp kavrayabilir. Yoksa öğrencilere filan dörtlü ile filan beşlinin birleştiği zaman şu makam olur deyip, o diziyi iki portrelik bir temrin içinde terennüm etmekle musiki öğrenilmiyor ve öğretilemiyor.Böyle olunca mekanik bir musiki öğretiliyor ki, onda da ruh yoktur; ruhsuz da musiki olmaz.”

Olağanüstü bir ses ve hançere güzelliğine sahip olan, kendisine yetecek kadar tanbur çalan Sezgin’in dini olmak üzere; ilahi, durak, beste (murabba), ağrı semai, yürük semai, ve şarkıları vardır. Eserlerinde günümüzün zevk anlayışına cevap verme endişesinden çok sanatkar bir ruhun titizliği hissedilir. Dokuz yaşından beri bu sanatın içinde yoğrulan sanatkar, “Bütün bunlar hayatımı doldurmaya kafi geldi ve başka bir işle iştigal etmeme esasen fırsat vermedi. Yani kısaca söylemek gerekirse hayatımı yalnız musikiye vakfettim. Şu gerçeği de önemle belirtmek isterim ki küçük yaşımda başlayıp bugüne kadar hayatımı yalnız musikiye vakfeden ben henüz hiçbir şey öğrenmediğimin farkındayım.” Diyor.

Dr.M.Nazmi Özalp-Türk Musikisi Tarihi kitabından alınmıştır.

Segah Ilahi Gaflet Ile Hakki Buldum

Hicazkar Ariyor Kac Senedir Yari Dilarayi Gonul

Suzidil Tutusdu Gam Oduna Sad Gordugun Gonlum

Rast Ilahi Bu Dervislik Yoluna

Zavil Cocuk Sarkisi

Huzzam Sonbharin Bizi Daldirdigi Ruya Gecici

Suzinak Her Nefesde Bir Tebessum Almak Ister Gonllumuz

Ferahnak Ilahi Asiki Yezdan

Hicaz Ilahi Huda Rabbim Nebim Hakka

Neveser Saz Semaisi

Muhayyersunbule Pesrev

Huzzam Diyemem Sen Yok Iken Agliyorum

Sevkefza Hicranimi Soyler Bana Hasret Dolu Bir Ney

Hisarbuselik Ah Eylediğim Servi Hiraminin Icindir

Tahir Ilahi Yunus Sensiz Gonul Tasmaz

Rast Gonlum Yine Bir Atesi Hicranla Yanarken

Buselikasiran Oyle Bir Alemdeyim Ki Gam Nedir Kasvet Nedir

Suzidil Senin Cevrin Benim Ahim Bugun Bunlar Birer Ruya

Acemaşiran Bebegin Raksi

Evcara Biz Ol Asiklariz Kim Dagimiz Merhem Kabul Etmez

Huzzam Ilahi Yonelelim Allaha

Suzidil Ince Kirpiklerinin Sinede Bin Yaresi Var

Evcara Ey Suh Aceb Ki Derdi Nihani Bilir Misin

Muhayyersunbule Mevlevi Ayini

Saba Asiyani Murgi Dil

Huseyni Bagi Dehrin Hem Hazanin Hem Baharin Gormusuz

Cargah Ilahi Ey Bunca Nimetler Veren

Zavil Pesrev

Ussak Cocuk Sarkisi

Rast Gitti Basimdan Humanin Sayesi

Neva Ilahi Gelmistir O Lutfeyledigin

Huzzam Herkes Sana Gonlum Gibi Bir Bende Midir

Huseyniasiran Bana Bir Atfi Nazar Eyle Ki Ihsan Goreyim

Segah Bende Siklet Sende Letafet Allahim Affet

Sultaniyegah Pesrev

Suzinak Ilahi Bir Dildeki Zahir Ola

Nihavend Cocuk Sarkisi

Hicazkar Sonen Demleri Yad Ettiren Ahin

Hicaz Ben Seni Ellere Verdim Vereli

Yegah Belegalula Bi Kemalihi

Hicaz Ilahi Susuzluktan Kavrulmadan

Saba Dil I Mahzunumu Sad Eyle

Sivenuma Pesrev

Hicaz Ilahi Mevlam Sana Ersem Diye

Suzidil Ey Suhi Kerem

Bestenigar Solgun Yine Ayrildigin Aksam Gibi Rengin

Suzinak Bir Gunum Asude Gecmez Ahu Efgan Etmeden

Hicaz Ben Bilmez Idim Gizli Ayan

Huzzam Dilerim Buse Olup Kalmayi Her An Dudaginda

Gerdaniye Arif Olur Dervis Olan

Mustear Ya Rab Beni Sen Hali Perisana Dusurme

Huseyni Aska Dustum Canu Dil Mufti Civanin Oldu Hep

Sevkefza Ne Olmsu Ansizin Cem Meclisinde

Hicaz Ilahi Ismi Subhan Virdin Mi Var

Sedaraban Sevemem Aksami Artik

Hicaz Butun Sozler Yarim Kalmis

Evcara Yak Sinemi Ateslere Efganima Bakma

Mahur Husn Ile Cananlar Icre Canı Canandir

Acem Bir Yuzu Meh Eyledi Bak Semine Pervane Beni

Sehnaz Sanma Sahim Herkesi Sen

Neveser Neveser Bir Sarki Yazdim Yad Edin Dostlar Beni

Ussak Vasil Olmaz Hakka Kimse

Segah Kendi Gonlumdur Tehiyye Eyleyen Berbadimi

Ussak Ilahi Entel Hadi Entel Hak

Evcara Dil Mi Var Kim Anda Yoktur Dagi Suzanin Senin

Segah Ilahi Ya Ilahi Ismi Azam Hakkicun

Rast Istigfar

Kurdilihicazkar Misaldir Dilde Dunyanin Bu Hali

Bayati Ey Risalet Tahtinin Hursid U Mahi Enveri

Evcara Ey Dilber Cemalin Sem Ine Pervaneler Lazim

Hicaz Ilahi Hak Dan Inen Serbeti Ictik

Nihavend Okul Sarkisi

Sultaniyegah Butun Sozler Yarim Kalmis

Sehnazbuselik Pesrev

Huzzam Ilahi Hak Eger Yardim Murad Eylerse

Nevaasiran Beni Kul Etti De Bir Gozleri

Bayati Sol Demdeki Can Cesmine Sultan Gorundu

Segah Salat

Huseyni Sular Caglar Oter Kuslar Sakir Gulsende Bulbuller

Hicaz Yok Dilde Tahammul Elemi Firkate Artik

Hicaz Ben Bu Yolu Bilmez Idim

Suzidil Gonul Gecti Hevadan

Hicaz Ilahi Ey Gonul Her Ne Dilersen

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.