Sadeddin Kaynak (1895-1961)

Sadettin Kaynak 1895 yılında İstanbul’da, Taşkasap’ta Lütfipaşa mahallesi’nde doğdu. Babası Fatih Camii “Ders-i amlarından” ve “Huzur-i Hümayun” hocası Ali Alaeddin Efendi, annesi Havva Hanım’dır. İlk zamanlarında Hafız Saadettin Bey olarak tanınmıştır. Bulunduğu semtte ilk ve orta öğrenimini tamamladıktan sonra İlahiyat Fakültesi’nden mezun oldu. Balkan Savaşının çıktığı yıllarda (1912),”İlahiyat Zabiti” olarak askerlik görevini yapmak üzere Diyabakır’a gönderildi. Bu münasebetle Elazığ, Harput, Malatya gibi illerimizi dolaştı.İstanbul’a döndükten sonra çalışmalarını kişisel çabası ile sürdürdü. Cumhuriyetin kuruluşundan sonra, o yıllarda adını duyurmuş bir sanatkar olarak birkaç kez Çankaya Köşkü’ne çağrıldı.Atatürk’ün emri ile Kur’an-ı Kerim’in savaşla ilgili ayetleri üzerine ordu komutanlarına konferans verdi.

1926 yılında plak doldurmak üzere Berlin’e çeşitli tarihlerde Viyana, Paris ve Milano’ya gitti. Buralarda Batı Musikisi ile ilgilendi: Paris’te konser verdi. Türkiye’de de plak doldurmuştur. 1953 yılında Sultanahmed Camii ikinci imamlığına tayin edilmişti. Beyin kanamasına bağlı olarak 1955’de sol tarafına felç geldi. Son yıllarını Kadıköy’deki Koşuyolu’nda bulunan iki katlı evinde hasta olarak geçirdi. Bu sıralarda nota defterini her musiki severin yararlanmasına açmıştı.Musikişinas dost ve arkadaşlarının ziyaretinden mutlu olur, en yakın arkadaşlarının aramamasından yakınırdı. Hastalığı ağırlaşınca Haydarpaşa Numune Hastanesi’ne kaldırıldı. Nihayet 3 Şubat 1961 tarihinde burada öldü. 4 Şubat 1961 Cumartesi günü Nuruosmaniye Camii’nde kılınan cenaze namazından sonra, tekbir ve ilahilerle Topkapı Merkezefendi Mezarlığı’nda toprağa verildi. Zehra Hanım’la evli olan Kaynak dört çocuk babasıydı.

Sesinin güzelliği çok küçük yaşlarında çevresinin dikkatini çekerek ilk musiki derslerine Hafız Melek Efendi’den ilahi meşk ederek başladı. Bununla yetinmeyerek, o zamanlar Darüşşafaka’da musiki öğretmeni olan Kazım Uz’dan yararlandı. Daha sonra Şeyh Cemal Efendi’ye devam ederek durak, ilahi ve dört beş fasıl meşk etti. Kendi ifadesine göre bu hocasından geçtiği ilk eser Tab’i’i nin bayati makamındaki ağır semaisiymiş. Hattat ve neyzen Emin Efendi’den de yararlanmıştır. Başlangıçta nota bilmeyen, bestelerini başkalarının notaya aldığı Kaynak, sonraları eserlerini bizzat notaya alacak kadar nota öğrendi. Kimseden ders almadan, önce bildiği eserleri notaya alarak geliştirdi. Bütün bunlardan da anlaşılacağı gibi, düzenli bir musiki eğitimi görmemesine rağmen mevcut kabiliyetini kullanarak bu sanatta ilerlemeyi başardı. Her ne kadar plaklar doldurmuş, şarkılar ve gazeller okumuş bir kimseyse de Sadeddin Kaynak’ı bir ses sanatkarı olarak düşünmek doğru değildir. Onun Türk Musikisi’ndeki yeri bestekarlığıdır. Bu sebeple sesinin fiziksel yönünü tartışmakta yarar yoktur.

Sadeddin Kaynak bestekarlığa, 1926 yılında Berlin’e giderken yol arkadaşı olan bir avukatın “Hicran-ı elem…” sözleri ile başlayan bir şiirini hüzzam makamından besteleyerek başladı. Eserleri hakkında bir değerlendirme yapmadan önce, onun bestekarlığının birkaç yönden ele almak ve incelemek gerekir. Çünkü hakkında en çok tenkite sebep olan film şarkıları bestekarlığının elbette bir gerekçesi vardır. Kaynak, musikimizin büyük ustalarının henüz hayatta bulunduğu yıllarda geleneklere bağlı sanatkarlardan ders alarak bu sanatın içine girmiş, yeteniği ve merakı ile bilgisini giderek geliştirmişti. Bu sebeple musikimizdeki beste formlarının geleneklerine uymuş, büyük küçük her formda gerçekten sanatlı ve güzel eserler vermiştir. Bu eserlerinden çok, film şarkılarının üne kavuşması Kaynak için bir talihsizlik olmuştur. O halde bu film şarkılarını öne sürerek, bugünkü yoz musikiye zemin hazırladığını söylemek bir ölçüde haksızlık olur. Bunu toplumsal gelişmelerde, geniş halk kitlelerinin musiki zevkinin basite kaymasında aramak gerekir.Ayrıca sinema sanatı gibi hem göze, nem de kulağa seslenen bir olayın etkisi yabana atılacak bir nokta değildir. Kaldı ki o yıllarda “kanto” ve benzeri musiki akımları vardı ve “Arabesk” denen musiki gibi büyük ilgi görüyordu. Kaynak buna da iltifat etmemiştir.Bu noktaya yönelmesinde hiç şüphesiz maddi sebepler de etken olmuştur.

İkinci olarak doğu illerimizde vatani görevini yaparken, çok zengin ve renkli folklorik özelliği olan bu yörelerde incelemeler yapmıştı. Halk musikimizin bölgesel motiflerini derinlemesine incelemiş, bu motifleri sanatkar benliğine yoğurarak bir form ortaya koymuş, şarkı ile türkü arası bir özellik taşıyan eserlerinde ustalıkla kullanmıştır. Bu gibi eserleri o kadar başarılı olmuştur ki, bazıları halk musikimizin otantik eserleri ile karıştırılmıştır. O yörelerin özelliği olan uzun havaları ve Hoyrat ezgilerini bazen ritimli, bazen resitatif olarak pek çok eserine yansıtmıştır. Bu gibi eserlerini bestelerken yine bu yörelerde çok kullanılan hüseyni, gerdaniye, muhayyer gibi makamları seçmiş çoğuna “daği” özellik vermiştir. “Güneş”, “Fırat”, “Gurbet Mektubu” (Göresin mi geldi beni meleğim? ), “Ağlarım çağlar gibi”, “Batan gün kana benziyor”, “Bağrıma taş basaydım” v.b. eserlerinde bu izlenimlerin bütün yansımalarını, renk ve kokularını bulmak mümkündür. Hatta bu folklorik etki başka eserlerinde de hissedilir.

Filmcilik o yıllarda Avrupa ve Amerika’da hızla ilerlemiş, pek çok Dünya Klasiği filme alınmış ve müzikaller çok moda olmuştu. Ülkemizde de buna karşı bir heves başlamıştı. II.Dünya Savaşı çıkınca hem bu endüstri durdu, hem de çevrilmiş olan filmler gelmez oldu. İşte bu sıralarda Mısır’da bu gibi filmlerin çok kötü kopyaları yapılıyor, ucuz fiyatla Türkiye piyasasına sürülüyordu. Bu arada dublaj sanatı gelişerek Türkçeleştirildiğinden, filmlerin musikisinin de Türkçeleştirilmesi uygun görülmüştü. Sadeddin Kaynak bu ihtiyaçtan yola çıkarak seksen beş Arab filmini, “Allah’ın Cenneti, Kahveci Güzeli, Yavuz Sultan Selim Ağlıyor” gibi Türk filmlerini de seslendirdi. Filmlerin orjinalinde musikili bölümlerin süresi çok uzundu, bizim beste şekillerimiz bu mesafeyi kapatamıyordu.Ayrıca eserlerin sözleri filmin konusu ile ilgili olmalıydı. Böylece Vecdi Bingöl devreye girerek eserlerin sözleri ona sipariş edildi.Bu aranağmeli, usul ve makam geçkili, geleneksel betsel şekillerine benzemeyen yepyeni bir form olan film musikisi bestekarlığı doğmuş oldu. Kaynak, bu kısıtlı beste siparişlerinde asla bayalığa düşmemiş, pek azının dışında arabesk nağmelere yer vermemiş ve oldukça başarı kazanmış bir sanatkardır.Bu gibi eserlerinde de titiz bir sanatkarın sanat endişesini ve esprisini bulmak mümkündür. Seslendirdiği ilk film “Leyla ile Mecnun” dur. Her filmde bazen yirmiye yakın söz eseri olduğuna göre, bu gibi eserlerinin sayısı oldukça kabarık olmalıdır.

Bütün bu noktalar ve bu gerçekler göz önüne alınacak olursa, Sadeddin Kaynak’ı üç açıdan incelemek gerekir. Birinci açıdan, bestekarlık geleneklerimize bağlı olarak büyük ve küçük formlarda eserler veren büyük bir bestekardır. İkinci yönden, halk musikimizin geleneksel şekillerini, sanat musikimizin duyuş ve anlayışı ile yorumlayan bir sanatkar olarak dikkati çeker. Üçüncü yönden ise, bazı zorunluluklar ve ihtiyaçtan ileri gelen film musikisi bestekarı olarak görünmesidir.Bu yüzden zaman zaman eleştirilere neden olduğu görülür. Bilmeden, istemeden bugünkü yozlaşmaya bir kapının aralanmasına sebep oldu ise, bunu Kaynak’ın kişiliğinde değil başka noktalarda aramak gerekir.

Bazı revülerin musikili bölümlerini de bestelemiştir. Dini musiki eserleri de vardır. İlahi bestekarlığında da başarılıdır. Çok verimli bir bestekar olmasına rağmen eserlerinin tam bir listesi yoktur. Çoğunun Dr.Alaeddin Yavaşça’nın koleksiyonunda olduğu söyleniyor. Eserlerinin bir bölümünü ailesi tescil ettirmişse de bu az bir bölümünü teşkil eder. Bazı eserlerinin telif hakkını ses sanatkarı Safiye Ayla satın almıştır.

O gün olduğu gibi bugün de çok popüler bir musikişinas olan Kaynak, tek başına, Hafız Kemal Efendi ile hayli plak doldurmuştur. Plağa okuduğu ilk eser Kadıasker Mustafa İzzet Efendi’nin bayati makamındaki durağıdır. Eserlerinin çoğu plaklara okunmuş; Münir Nurettin Selçuk, Safiye Ayla ve Müzeyyen Senar’ın seslendirdiği eserler satış rekorları kırmıştır. Zaten kendisi de bu sanatkarları sever, bu sanatkarların okumasını istermiş. Bilinen eserlerinin beş ilahi, üç gazel plağı, iki beste, bir marş bestesi ile şarkı, türkü, fantezi ve film musikisi eserleri olarak yüz seksen eserden ibaret olduğu söyleniyor.

Dr.M.Nazmi Özalp- Türk Musikisi Tarihi kitabından alınmıştır.

Acemaşiran-Aşk ehline hicran ile ülfette safâ var

Acemaşiran-Bir hâl zuhûr etmesin bir daha

Acemaşiran-Bulutlar kokunu getirir bana

Acemaşiran-Geliyor başbuğumuz ulu Türk’ün önderi

Acemaşiran-Gönül sana tapalı kapın bana kapalı

Acemaşiran-Gönül seni ayık bulsam hâlin nedir diye

Acemaşiran-Keloğlan isterse eğer en kilitli delikler

Acemaşiran-Merhem koyup onarma sinemde kanlı dağı

Acemaşiran-Nideyim bilmem elinden senin

Acemaşiran-Oh güzel kız gözlerin mavi yıldız

Acemaşiran-Sanma şâhım âlemi sen sadıkâne yâr olur

Acemkürdi-Bizim elin koyunları kuzular

Acemkürdi-Dördünüz birbirinizden güzel ey hemşireler

Acemkürdi-Nişanlım ayrı benden cânım ayrı bedenden

Acemkürdi-Sâhil gecenin uykusu altında uyuklar

Acemkürdi-Söyleyin nerde o göz nûru gönül sevgisi yâr

Acemkürdi-Yalnız seninim diye aşkına yeminim var

Beyâti-Aşkın fecri yüceldi müjdeler olsun gönül

Beyâti-Bin gözyaşının incileşip aktığı andı

Beyâti-Bizim sahraların başı pâre pâre duman şimdi

Beyâti-Gece gündüz hep sensin benim kaygım kederim

Beyâti-Her sinede bir gam gelen ağlar giden ağlar

Beyâti-Rûhuma sunduğun mukaddes günâh

Beyâti-Ümit yolu serab mı ahdımıza cevap mı

Beyâtiaraban-Gece gündüz uyku girmez gözüme

Beyâtiaraban-Geldi bir hâle gönül gelmez hayâle gönül

Beyâtiaraban-Gonca idik gül olduk birleşen gönül olduk

Beyâtiaraban İlâhi

Beyâtiaraban-Kalbim yine niçin küstü

Beyâtiaraban-Ömrümün neş’esi geçti bahârı

Beyâtibûselik-Beyaz göğsün bana karşı açma

Beyâtibûselik Mâhur-Göçmenler ve akıncılar

Bestenigâr-Çiçekden nağmeden bir deste bağlar

Bestenigâr-Ey gönül bir derde düştün

Bestenigâr-Söyle git ağlanacak hâlini dildâre gönül

Bûselik-Saçlarıma ak düştü sana ad bulamadım

Çargâh-Sporcu Kızlar

Dügâh-Cân vatan cânân vatan

Dügâh Mersiye

Evç-Elâ gözlerini sevdiğim dilber

Evç-Gönülden isteseydin gönlümde sen olurdun

Evç-Güzel kızlar kadınlar biliniz ne isterim

Evç-Kokladım yâr elinden güllerin güzelinden

Evç-Fülurya fülurya güzel fülurya

Evcârâ-Yıllarca elim kalbimin üstünde eğildim

Ferahfezâ-Hayat garib bir rüyâdır

Ferahnâk-Boğaziçi Büyükdere tutuldum ben bir esmere

Ferahnâk-Nemiz kaldı bizim mülk-i Arab’da

Gerdaniye-Ayrılık perde perde uzaklaşır gider de

Gerdaniye-Dağların sünbülü var bağların bülbülü var

Gerdaniye-Devretmedi mûradımca zamâne

Gerdaniye-Gözler mavi yüz penbe

Gerdaniye-Ovalarda meltem ol dağlarda bâd-ı sabâ

Gerdaniye-Yâr ayrılık yaktı beni

Gerdaniye-Yıllarca yırtındın yıllarca yandın

Gerdaniye-Zeybebim uçtu gitti

Gülizâr-Ey bağıban senden bir suâlim var

Gülizâr-Mersin Bağları yalı rengi alev boyalı

Gülizâr-Şu kimsesiz sahralarda

Gülizâr-Yurdumuz irem bağı her yanında ırmağı

Hicaz-Açılırsın güzelim birer kadeh içelim

Hicaz-Ağla gözlerim ağla

Hicaz-Ağlarız sokaklarda her baharda her karda

Hicaz-Aşkım benim hep ye’s ile hicrân ile kalbimde uyurken

Hicaz-Bunca demdir hasretliğin çekerim

Hicaz-Bahtımın karanlık sarp yamacından

Hicaz-Bana yârdan vazgeç derler gönül yârdan vazgeçer mi

Hicaz-Ben ağlarım eller güler

Hicaz-Ben bir garip kuşum yurdum yuvam yok

Hicaz-Benim yârim gelişinden bellidir

Hicaz-Bir ah çeksem dağı taşı eritir

Hicaz-Bitti her emel bitti güneşim söndü gitti

Hicaz-Boynumu bükme dolap dertli dolap

Hicaz-Bu haydutlar birer aptal

Hicaz-Bu yerler ne füsunkârdı

Hicaz-Bülbüller gibi çiler mutlu gönül şen gönül

Hicaz-Bunca demdir hasretliğin çekerim

Hicaz-Dağların mazısı var alnımın yazısı var

Hicaz-Deli gönül gâfil olma gözün aç

Hicaz-Deli gönül gezer gezer gelirsin

Hicaz-Dertli gönül dinle beni gül gitti kaldı dikeni

Hicaz-Dırvana vurdum uçtu

Hicaz-Dıştan viran bağlıyım

Hicaz-Elâ gözlerine kurban olduğum

Hicaz-Enginde yavaş yavaş günün minesi soldu

Hicaz-Ey şanlı beldenin kahraman kızı

Hicaz-Garibiz gurbet bize artık bir sıla oldu

Hicaz-Gelin havası

Hicaz-Gönlüm onu göğsündeki gülden tanıyordu

Hicaz-Gönlümün içindedir gözden ırak sevgilim

Hicaz-Hazan ile geçti gülşen-i bûstan

Hicaz İlâhi

Hicaz-Ilgıt ılgıt esen seher yelinden

Hicaz-Kahraman Türk annesi  hey memesiz Fadime

Hicaz-Kalbin derdimi bilse acırdı belki biraz

Hicaz-Kayboldun içimizden hangi illere gittin

Hicaz-Laz Havası

Hicaz Marş

Hicaz-Muhabbet bağına girdim bu gece

Hicaz-Muhabbet köyünün olsam şarabı

Hicaz-Ne boş yere yanmışım

Hicaz-Ne feryâd edersin divâne bülbül

Hicaz-Ninni

Hicaz-Sana derim allı gelin has gelin

Hicaz-Sevmek suçsa çekinmezdim ölümden

Hicaz-Son ümidim de bitti kuş gibi uçtu gitti

Hicaz-Tel tel taradım zülfünü tellerine gül bağladım

Hicaz-Ümitlerim hep kırıldı o eller benden ayrıldı

Hicaz-Uyu güzel Oğuz’um

Hicaz-Yâd eller aldı beni

Hicaz-Yalvarırım gel gitme beni yalnız terketme

Hicaz-Yollarına gül döktüm gelir de geçer diye

Hicaz-Açıldı gül figân etmekte bülbül nev-bahar oldu

Hicaz-Bir zaman gençti yaşım

Hicazbûselik-Nice yıllar geldi geçti hiç görmedi aşkım bahar

Hicazkâr-Beni sana bağlayan gözlerinin rengidir

Hicazkâr-Bugün mutlu günümdür

Hicazkâr-Canımdan yakın kadınım sen nerdesin ben nerdeyim

Hicazkâr-Çiçeklerin gülüyor sevincinden

Hicazkâr-Çözmek elinde değil gönlümü senden kadın

Hicaz-Günlerdir durmadan koşar ararım

Hicazkâr-Hey pınar derin pınar

Hicazkâr-Leyla acep neden ses vermiyor feryâdıma

Hicazkâr-Mehtâb mı hâlelendi sular mı minelendi

Hicazkâr-Nev-nihâlim kim büyüdü böyle bi-pervâ seni

Hicazkâr-Sarsam seni gönlümce

Hicazkâr-Yücelerden nazlı nazlı gelin gibi süzülen ay

Hicazkâr-Yüzün güllerden ince

Hüseyni-Adın yaşar dillerde kıskanırım şen Ayşem

Hüseyni-Ağlarım çağlar gibi derdim var dağlar gibi

Hüseyni-Ay doğarken gecelerden harelenir garip garip

Hüseyni-Ayrılık yıldönümü kalbime yâdın doluyor

Hüseyni-Bağrıma taş basaydım

Hüseyni-Bayburt’un eğmeleri beğenmem değmeleri

Hüseyni-Ben bir çoban kızıyım

Hüseyni-Ben seni ellere verdim vereli

Hüseyni-Beydağı’na yaslanmış sıralı yeşil dağlar

Hüseyni-Bingöllerden süzülürsün inersin Fırat

Hüseyni-Bir ay doğmuş Pasin’den

Hüseyni-Bir gün için ben olaydım yaradan

Hüseyni-Bir ılık yaz gecesi her taraf neş’e dolu

Hüseyni-Bir yastıkda var olsun gelin ile güveyi

Hüseyni Cenk Türküsü

Hüseyni-Dursun kaptan

Hüseyni-Elâ gözlü benli dilber koma beni el yerine

Hüseyni-Elimde silahım var dilimde Allahım var

Hüseyni-Erzincan yüreğim yakdı dağladı

Hüseyni-Esmer bugün ağlamış ciğerimi dağlamış

Hüseyni-Fırat kenarının ince dumanı

Hüseyni-Gidek bizim illere

Hüseyni-Gönül civan ister boyu boyunca

Hüseyni-Göresin mi geldi beni meleğim

Hüseyni-Gözler var anam gözler var

Hüseyni-Güneş yüzlü sünbül var

Hüseyni-Gurbet elde yaman oldu hâlimiz

Hüseyni-Hasret kavuşturan geliyor

Hüseyni-Haticem saçlarını dalga dalga taratmış

Hüseyni-İftirâkın ebedi rûhumu hüzne salıyor

Hüseyni-Kalbimde biten güldür

Hüseyni-Karşı dağdan uçan turna

Hüseyni-Kızıldağdan çıkarsın köpürerek taşarak

Hüseyni-Manastır Türküsü

Hüseyni-Ne çâre gönül ne çâre

Hüseyni-Sabah uyanan ağlar

Hüseyni-Senin yazın kışa benzer

Hüseyni-Sesini duydum geldim

Hüseyni-Söğütler sıra sıra su verilir mısıra

Hüseyni-Sor şu yıldızlara sor doğan aya

Hüseyni-Tutam yâr elinden tutam

Hüseyni-Tutunca bir yiğit gurbet yolunu

Hüseyni-Selâm size selâm size şehirliler selâm size

Hüseyni-Yanık Ömer

Hüseyni-Yıldırımlarla yanık bağrımızın uğraşı var

Hüseyni-Yıllar yollardan uzun gurbette er doğar ay

Hüseyni-Yüce dağ başında yatmış uyumuş

Hüseynikürdi-Ben seni ellere verdim vereli

Hüzzam-Artık bu bahçede ötmesin bülbül

Hüzzam-Aşk yolunda bağrı yanık yolcular

Hüzzam-Aşkın beni durmaz yakar

Hüzzam-Batarken ufukta bu akşam güneş

Hüzzam-Beklerim hergün bu sahillerde mahzun böyle ben

Hüzzam-Beni hüznümle bırak istemiyorum seni

Hüzzam-Bin hüzün çöktü yine gönlüme akşamla benim

Hüzzam-Bir ses duygum inceden

Hüzzam-Bir yer ki sabah olmayacaktır

Hüzzam-Çıkar yücelerden haber sorarım

Hüzzam-Çok aradım rûhuma eş olacak bir kızı

Hüzzam-Dağların başı kardır

Hüzzam-Eridim inlemeden katı yürekli güzel

Hüzzam-Eski libâs gibi aşığın gönlü

Hüzzam-Gönlüm seher yeli gibi daldan dala essem diyor

Hüzzam-Gözlerinden içti gönlüm neş’eyi

Hüzzam-Hangi suçum oldu sebep hicrine

Hüzzam-Hicranü elem sinei pürhunumu dağlar

Hüzzam İlâhi

Hüzzam-Kalbim kanıyor durmadan en tatlı çağında

Hüzzam-Kara kazan koldadır yârim uzak yoldadır

Hüzzam-Leylakların hayâli salkımların emeli

Hüzzam-Meğer çok sevilenler birgün unutulurmuş

Hüzzam-Mehtaplı gecelerde biz sahile inerdik

Hüzzam-Ne hazindi o akşam bırakıp gittin beni

Hüzzam-Nûrunla yanan gönlüm ümidim gibi yüksek

Hüzzam-O siyah gözlerini bir daha olsun göreyim

Hüzzam-Saatlerce başbaşa kaldığımız geceler

Hüzzam-Sen her zaman kalbimdesin ruhumda ağlıyor sesin

Hüzzam-Sevenler sevilenler gönül derdi çekenler

Hüzzam-Sevgili ne demek bilmem gönlümce bilen var mı

Hüzzam-Söyle zalim nerdesin

Hüzzam-Sular gibi akar çağlar benim şu gamlı gönlüm

Hüzzam-Uzaktan merhaba olmaz gel ey mestâne bakışlım

Hüzzam İlâhi-Yâ ilâhi bize tevfikini göster amin

Hüzzam İlâhi-Yâ sâhi bel cemâli

Hüzzam-Yakın gel bir daha göreyim seni

Karcığar-Aşığım bahârın yeşil gözüne

Karcığar-Bakışları hovarda buluşalım fuarda

Karcığar-Bir gül koparıp göğsüme tak

Karcığar-Bir kız ile bir gelinin ahdı var

Karcığar-Bir yastıkta kocasın gelin ile güveyi

Karcığar-Dağları hep kar aldı

Karcığar-Def dümbelek çengi çemen

Karcığar-Esirinim civan senin

Karcığar-Gam çekme güzel n’olsa bahârın sonu yazdır

Karcığar-Kara bulutları kaldır aradan

Karcığar-Kirpiği oyalı kız bakışı rüyâlı kız

Karcığar-Koçyiğitler durağı şen köyüm şirin köyüm

Karcığar-Nazlım sana kavuşamam

Karcığar-Oh güzel kız şirin kız bakışları derin kız

Karcığar-Serçeler oynaşıyor kanları kaynaşıyor

Karcığar-Şu Sillenin ufacıcık taşları

Karcığar-Tanburamın ince kıvrak beli var

Karcığar-Telli turnam yücelerden aşdı mı

Karcığar-Uludağı dumanlıdır başın senin

Karcığar-Yine geldi evvel bahar günleri

Kürdiacemaşiran-Savaşkanlık bizimdir

Kürdilihicazkâr-Ay saçlarını koydan tararken

Kürdilhicazkâr-Bir esmer dilberin vuruldum hüsnüne

Kürdilihicazkâr-Bir gün yaşadık hatırası yıllara erdi

Kürdilihicazkâr-Damlalar damla damla içimde çağlar gibi

Mâhûr-Âlem bizâr oldu benim zârımdan

Mâhûr-Ateşim hiç sönmedi şifası görünmedi

Mâhûr-Ay doğar katar gider topuğu batar gider

Mâhûr-Babam bir asker idi

Mâhûr-Bana olan cefâ senden değildir

Mâhûr-Bayram Gecesi

Mâhûr-Bekârlar evlenmeyi küçük bir şey sanmayın

Mâhûr-Ben güzele güzel demem güzel benim olmayınca

Mâhûr-Ben sizinle birlik olup taşırım

Mâhûr-Gel seninle bu kışın bir yere kapanalım

Mâhûr-Gönül dağlar gibi yalçındır sarpdır

Mâhûr-Kadehinle bana biraz rakı ver

Mâhûr Marş

Mâhûr-Ne olaydım yâr seninle bir yastıkda baş olaydım

Mâhûr-Olsa da hoş kokulu dikenlidir gül yolu

Mâhûr-Rüzgârlarla arkadaş bulutlarla hemderdim

Mâhûr-Sevgi şefkât iki kardeş

Mâhûr-Sıçrayınca at sırtına oluruz zorlu fırtına

Mâhûr-Yine coştu Türk yurdu

Muhayyer-Anacığım nice olur

Muhayyer-Ay doğdu batmadı mı

Muhayyer-Bahar oldu düştün dile sen de figân eyle bülbül

Muhayyer-Başımda duman var kalbimde sızı

Muhayyer-Batan gün kana benziyor

Muhayyer-Ben yıllarca yanmışım sen de büsbütün yakma

Muhayyer-Bir gün için ben olaydım yaradan

Muhayyer-Bu çeng ü çegâne bana gerekmez

Muhayyer-Bu çiçeklerden kim alır

Muhayyer-Bu gece mehtabı koynuna almış

Muhayyer-Bülbülüm gel de dile

Muhayyer-Dağlar ağardı kardan

Muhayyer-Elmanın alına bak

Muhayyer-Esmerim kıyma bana

Muhayyer-Gece gündüz uyku girmez gözüme

Muhayyer-Güneş gibi şahsım olsa

Muhayyer-Hayat tatlı bir rüyâ

Muhayyer-İşte seni seven benim

Muhayyer-Karşıda kara yonca gel seveyim doyunca

Muhayyer-Kıroğlanın davarı dereye iner

Muhayyer-Ne zaman görsem onu ayaklarım dolaşır

Muhayyer-Sürmeyi göz öldürür âşıkı nâz öldürür

Muhayyer-Yareliyim yareli

Muhayyer-Yine dumanlı dağlar yollar geçilmez oldu

Muhayyer-Yolculuk var sevenler diyarına

Muhayyerbûselik-Mecnûn gibi nâm istese efsâne olurduk

Muhayyerbûselik-Pınar başında sandım

Muhayyerkürdi-Akşam yine gölgen

Muhayyerkürdi-Aman güzel Maçka’lı

Muhayyerkürdi-Bana tatlı bir haber verdi

Muhayyerkürdi-Bir içim su gibi özlerim seni

Muhayyerkürdi-Bir zaman kalbim boştu kelebek gibi şendim

Muhayyerkürdi-Dağlara nûr doğsun bağlar süslensin

Muhayyerkürdi-Dün kahkahalar yükseliyorken evinizden

Muhayyerkürdi-Gönlüm özledikçe görürdüm

Muhayyerkürdi-Gönül başbaşa verip sevişmek hevesinde

Muhayyerkürdi-Gün olup yâdıma geldikçe sönen hâtıralar

Muhayyerkürdi-Hani bir gündü şu derdim sana bir geçse dedim

Muhayyerkürdi-Karlı dağlar yıldızı

Muhayyerkürdi-Ne yazık anlamadın kalbimi bir an için olsun

Muhayyerkürdi-Seher yolu gül dalıdır

Muhayyerkürdi-Şükrü çavuş mert yürekli

Müstear-Mecâlim yok bir tek söze

Müstear-Şebabet geçti artık zevki mazi bir serab oldu

Nevâ-Hançerim bileği de zağlanır gide gide

Nevâ-Hicran gönül belâsı

Nevâbûselik-Elbet gönüllerde sabah olacak

Neveser-Hicranla harab oldu da sevda eli gönlüm

Nihavend-Ah gözler o gözler siyah gözler

Nihavend-Aşk böyledir âşıkı sevda söyletir

Nihavend-Bahar bitti güz bitti

Nihavend-Bebek’te Göksu Kanlıca

Nihavend-Bir hayâl âlemi içindeyim ben

Nihavend-Bir kadeh içtim sardı beni

Nihavend-Bu gece mes’ud gece bitmesin bu eğlence

Nihavend-Çal âhımı inlet güzelim kanasın kalbim elinde

Nihavend-Canıma can katan yâr

Nihavend-Doğumun kutlu olsun

Nihavend-Dudaklarımda bu ilhâm dudaklarımda vezin

Nihavend-Ey ipek kanatlı seher rüzgârı

Nihavend-Flurya flurya güneş eğildi suya

Nihavend-Gel göklere yükselelim gel de seninle

Nihavend-Gidiyor eski sene yenisine geçelim

Nihavend-Gönül nedir bilene gönül veresim gelir

Nihavend-Gül senin dalın olayım

Nihavend-Güller ne hoştur renkler ne ince

Nihavend-Hatırla ey gönül hoş geçen demi

Nihavend-Hayatın her neş’esini evlilik verir insana

Nihavend-Hem neş’elen hem dans eyle

Nihavend-İçi yemişle dolu örme sepet kolunda

Nihavend-İçimde bir hüzün var bilmem neye üzgünüm

Nihavend-İlkbahâra bürünmüşsün gül yüzüne şal olaydım

Nihavend-İstanbul biricik dünya güzeli

Nihavend-Kalplerden dudaklara yükselen sesi dinle

Nihavend-Kervan gider kavuşmaya bin can gider

Nihavend-Kirpiklerinin gölgesi güllerle bezenmiş

Nihavend-Köyümün benzeri yok bu illerde

Nihavend-Kutlu olsun vezirimize

Nihavend-Marş

Nihavend-Mehtab gümüşten oya işliyor yeşil suya

Nihavend-Mehtaba bürünmüş gece

Nihavend-Menekşelendi sular

Nihavend-Mestim bu gece bu gece coşkunum şenim

Nihavend-Mes’ud olunca gönül

Nihavend-Ne bekleyen kimsem var

Nihavend-Ne dert kalır ne hüzün

Nihavend-Neden uzaklaşıyor saadet aramızdan

Nihavend-Nedir suçum yüce Tanrım

Nihavend-Oh oh ne güzel şey

Nihavend-Okurken aşk kitabını düşürme ıstırâbını

Nihavend-Öteden bir peri bana el eder

Nihavend-Ruhuma gecenin matemi doldu

Nihavend-Ruhumda gezen sevgilisin gözleri mahmur

Nihavend-Sararmış çiçeğim

Nihavend-Sevgi kanununun aldım

Nihavend-Tâhir’im can Tâhir’im benim civân Tâhir’im

Nihavend-Tez geçse de bir sevgide bin hatıra vardır

Nihavend-Yalnız seni sevdim seni yaşadım

Nikriz-Dedim dilber yanakların kızarmış

Rast-Aile yuvasını kadındır cennet yapan

Rast-Allah Allah deyip ettik sefer Allah yektir

Rast-Ankara Marşı

Rast-Benim olsan seni bir gül gibi koklar sararım

Rast-Bir dudak büktün devirdin bâde-i gülgûnumu

Rast-Bir vakte erdi ki bizim günümüz

Rast-Biz volkanız deryalarla çarpışırız sönmeyiz

Rast-Bülbül uyanık uçuyor musun

Rast-Cenazede Mersiye

Rast-Çocuk Şarkısı

Rast-Demiryolu demiryolu nura boğdun sağı solu

Rast-Doğmazdı kalbe iman

Rast-Duman duman üstüne ben de duman olayım

Rast-Encamı hayâti bir hesab et

Rast-Ey milletimin lâhzada hakettiği ordu

Rast-Gün altun başını yine koydu yurdun sinesine

Rast-Hayat ne tatlı ipek kanatlı

Rast İlâhi

Rast Marş-Şimşek gibi kanatlı

Rast-Mes’ud bugün gönüller gülelim eğlenelim

Rast-Min mekkete vel beytil emced

Rast Nefes

Rast-O dudaklar yine yaz geldi de bülbülleşiyor

Rast-Söyle kuzum hayâline onu biraz unutayım

Rast Şuğul

Rast-Türbe-i ravza-i sultan-i risalettir

Sabâ-Düştüm onulmaz derde

Sabâbûselik-Ağlasın bülbülleri varsın bu bağ-ı âlemin

Segâh-Atatürk’e Mersiye

Segâh-Ayrılık yaman kelime

Segâh-Balıkçılar

Segâh-Bir rüzgârdır gelir geçer sanmıştım

Segâh-Çanakkale şehitleri bu topraklar için

Segâh-Derman kâr eylemez

Segâh-Dertliyim ruhuma hicranımı sardım da yine

Segâh-Feryâd

Segâh-Gönül sevdin sevilmedin sevda elinde

Segâh-Gönülden yâdın mı var

Segâh İlâhi

Segâh-İncecikten bir kar yağar tozar elif elif diye

Segâh-Leylâ bir özge candır

Segâh Nefes

Segâh Türkü-Geldi belleme ayı belleyeyim tarlayı

Sultaniyegâh-Aşkımın bahçesinde açılan sarı zambak

Sultaniyegâh-Birleştirdi sevda bizi tek vücutta ikimizi

Sultaniyegâh-Gün ufka indi renkler silindi

Sultaniyegâh-Ses vermez benim kalbim değme gönül sesine

Sultaniyegâh-Yeşiller umman kadar derin olurmuş

Sûzidil-Ben yıllarca yanmışım sen de büsbütün yakma

Sûzidil-Uyan sevgilim uyan benim sana yalvaran

Sûzinâk-Hicran dolu geceler bahtım gibi karadır

Sûzinâk-Kalbin acı bilmezse ona hâlimi göster

Sûzinâk-Kurban oldum adına sığındım kanadına

Sûzinâk-Sâki yeni sevdim bana sen eski şarab sun

Şedararaban-Filiz oldum büküldüm uzandım kollarına

Şedaraban-Gecemiz kapkara sâki

Şedaraban-Tenhalarda dolaştık sevda izinde

Şehnâz-Ben şimdi her emelden her güzelden

Şehnâz-Dalda bir ishak öter

Şehnâz-Günlerce peşinden ağladım koştum ceylan

Şehnâz İlâhi

Şehnâz-Okşayan sesinle taze bir can buldum

Şehnâzbûselik-Gönlümün sultanısın ferman senin efendim

Şehnâzbûselik-Gözlerin mest olduğun ay şeh nazdan

Şevkefzâ-Durup da bir bakışın bütün bir cihan değer

Tâhir-Dizlerine kapansam kana kana ağlasam

Tâhir-Gelin Havası

Uşşak-Akşam oldu neyleyim bâde doldu neyleyim

Uşşak-Âlemde doğru dost yoktur

Uşşak-Aşkınla yanan sineme el sürme yanarsın

Uşşak-Bir gündü Leyla’nın yüzüne daldı

Uşşak-Bir hatırasın gençliğimin tatlı çağından

Uşşak-Bu gece düğün dernek binbir geceden örnek

Uşşak-Bugün en mes’ud günün

Uşşak-Cevap bekleme kuzum yok diyecek bir sözüm

Uşşak-Çiftçiyiz ünümüz var

Uşşak-Eyyamım olmadan gemim yürümez

Uşşak-Gemi ister yedek ne yelken ne kürek

Uşşak-Gemi yedekte bayrak direkte

Uşşak-Gemim gidiyor baştan

Uşşak-Giderim önüm gurbet arkamdan gelir hasret

Uşşak-Göçmenler

Uşşak-Gül derler bana gül derler

Uşşak-Hakikât anladım dünyada herşey yalan

Uşşak-Haydindi kızlar oyun havasına

Uşşak-Hem ümidim hem de neşemsin

Uşşak-Her seste bir nağmesi var

Uşşak-Hoy deniz Karadeniz

Uşşak-Hoy kemençe kemençe zerdali dalı mısın

Uşşak-İneyim gideyim Osmaneline

Uşşak-Köy hayatı ne güzeldir herkes için bir emeldir

Uşşak-Mihnetle geçen ömrüme

Uşşak-Nâzır olmaz sana âlemde teksin

Uşşak-Ne idi ne oldu hâlim çektiklerim vebâlim

Uşşak-Ne yaptım kendimi nasıl aldattım

Uşşak-Niçin baktın bana öyle

Uşşak-Perişan ömrümün neş’esi söndü

Uşşak-Peşimden bir bahâr gelir

Uşşak-Segâhmâye

Uşşak-Sen güzeller sen güzeller

Uşşak-Sevda dolu gözleri sözleri cana yakın

Uşşak-Süzülmüş damlalar aydan güneşden

Uşşak-Tamzaradan geçtin mi

Uşşak-Toprak ana selâm sana

Uşşak-Türk işçiyiz her işin eri

Uşşak-Yanakların çiçektir

Uşşak-Yıllarca süren sevgide gönlüm ne kazandın

Uşşak-Yine esti muhabbetin yelleri

Uşşak-Yolculuk var sevenler diyarına

Uşşak-Yol göründü serime od düştü içerime

Zâvil-Elâ gözlüm yıktın benim evimi

 

 

 

 

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git